Babamdan kalan miras sanki memnuniyetsizlik.
Bu asrın, şükür eden şükürsüzlerindeniz.
Ne evimizi beğeniriz ne uyduğumuz saati, ne de içinde bulunduğumuz haneyi.
Sanki dünyanın en şanssız insanları burada toplanmış; büyük büyük emekler vermişiz de
hiçbirini yapamamışız gibi yakınır dururuz.
Ne dost meclisinin kıymetini biliriz, ne hoş sohbetin dakikalarını.
Parasızlığı her şeyin üstüne koyar, her şeyin müsebbibi onu biliriz.
Ayağımıza taş mı değdi, ondandır; sevilmedik mi, ondandır;
biri sözümüzü dinlemedi mi, yine ondandır.
İyi olanların hepsini hak ettiğimizi düşünür,
eksik olanların suçunu da parasızlığa yükleriz.
Peki insan ne zaman değişir?
İnsanoğlu böyle geldi, bari böyle gitmesin…
Değişmeli belki de… Hayaller, düşler değişmeli.
Ben değişmeliyim; daha iyiyi hedeflemeli, ona gayret göstermeliyim.
Ben, ben olmaktan çıkmalı; bir iyinin ruhuna adımı vermeliyim.
"Ben" değil, "biz" gitmeli; yeni bizler yeniden yarınlara doğup gelmeli.
Sur'a üflenmeli; diriler de ölüler gibi dirilmeli.
İkindi güneşi batarken, akşam ezanı okunurken,
kıyamet koparken, hamile bir kadın korkudan çocuğunu doğururken
dünya değişmeli - daha iyiye, daha güzele yönelmeli.
Bilmeli hakkı, bilmeli hukuku, bilmeli sınırı ve hududu.
"Ben" demekten caymalı; yarınları bizlerle kuşatmalı.
Babadan miras değildir bu din, bu vatan;
kazanılmalı, hak edilmeli, hakkı bilip kılıç gibi kuşanmalı.
Kayıt Tarihi : 25.1.2026 00:15:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!