Her nisan yağmuru seni hatırlatır bana,
Seni yaşarım yapraklar dökülürken sonbaharda.
Küllenen o eski aşk yanar içimde için için;
Bir yangın yeridir artık kalbim, dumanı tüter ruhumda.
Hasret kaldım o bir çift çocuksu bakışına,
Çalan her hasret türküsü hançer gibi saplanır;
Parçalar kalbimi, dağıtır bin bir parçaya.
Neden dinmez bu rüzgâr, neden bu sızı bitmez?
İçimde fırtınalar kopar, mevsimler sana katlanır.
Sigaramın dumanı gibi, uçtun gittin ellerimden,
Uçan kuşlar döndü de bir sen gelmedin o yoldan.
Şimdi bir dönme dolap gibiyim, hep aynı noktada;
Dönüp duruyorum kendi yokluğumun etrafında.
Sırılsıklam bir kederle, nisan yağmurlarında;
Hâlâ bıraktığın o çıkmaz sokakta...
Seni bekliyorum.
Şiirden geriye kalan satırlar:
•Beklemek, kalbin en uzun mevsimidir.
•Hasret, rüzgâr gibi; dindi sanırsın, yine eser.
•Sonbahar yaprakları gibi dökülür umutlar.
•Beklemek, gelmeyeceğini bile bile kapıyı açık bırakmaktır.
•Her türkü, biraz hasret biraz da yarım kalmışlıktır.
15 Eylül 2013 / Saat: 10:08 / Pazar / Bartın
Halil KumcuKayıt Tarihi : 7.02.2025 14:28:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!