Artık eski bir yere gidemez oldunuz mu
Hele hiç yenisine
Akşamdan kalma sabah, yazdan kalma günler
De geçer kış.
Tek yön çıkmaz gömlek
Bizi kimi kitaplara, mektuplara, yapılara
Çeken, kendimizden dışarı çıkmak.
Yürür kaplumbağa bir yolu sessiz
Yaprakları sonbahar, ölü park.
İşte ancak bir yerde birazcık oturmak
Pencereye kar düşünce
Çalar akşam çanı uzun,
Evi düzen içinde
Hazır sofrası çoğunun
Gezgin-göçebe kimi de
Gelir karanlık yollardan kapıya
Yürür asfalt ovalarda abdal.
Vitrinlerin düşen kepenklerinde
Hep hüzün çeşmeleri: lambalar.
Yüzer gibi önce bir tulum yavaşça
Yanaşır kıyımıza eski diclelerden
Gidecek yeri olmayan biri
Aslanları görmeye parka gitti.
Aslanlar taştan
O bir insan
Nasıl anlaşırlar?
Yarı yüzüm gölge, yarı yüzüm ışık
Ansızın koptu aradaki bağ.
Yasak bölgelere girdiğimdendi
Birdenbire duruşum.
Ben buradan giderim, çok geç oldu
Ben annemin evinde
Fındık fıstık üzüm
İlerde evlenince
Çuvalla düşünürdüm.
Aşk idi beni iten
her evde birisi bir ikinci uğruna -
yaz yağmuru gibi
geri kalanların arada üzülmeleri.
adanmış nasıl kaçar nereye
sürer gider yaşarken ölmeleri
İçerik acı
Karşıtlar kaç kaşık
Bir ölçü yeterdi.
Buzlar - - biz ki tek
Başkalarını kattı
Allah beni çirkin yarattı,
Cazibem yok yürürken.
Kahveci kızına mı bakılır,
Güzelle dururken.
Fakir doğup büyüdüm,




-
Mensur Tecelli Varol
Tüm YorumlarBehçet Necatigil tabiri caizse şiirimizin ordinaryüs profesörlerinden. Edebiyatla çok içli, dışlı bir insandı. Edebiyat onun tam anlamıyla hayatıydı. Böyle bir şair, bir daha dünyaya zor gelir.