Buhar neden yükselir, bulut neden ağlıyor?
Ateş niçin yakmakta, ırmak niçin çağlıyor?
Taş mı sert, kaya mı sert, yürek yoksa bakış mı?
Nice cananlar var ki; canı nasıl dağlıyor?
Bayram YELEN
Fitne ocağına barut taşırsan,
Bi verdiğin karşı gelir mutlaka.
Yaraya tuz basıp, sonra kaşırsan,
Bi verdiğin karşı gelir mutlaka.
Isınmanın sonu elbet; yanıştır.
Her gün batımında yerim bir ayaz.
Her gün doğumunda bir parça da buz.
Hangi yola gitsem yutarım hep toz.
Her öğün soframda yaram için tuz.
Şair Bayram YELEN’in ”YERİ GELMİŞKEN” isimli kitabından
İnsan ‘mucit’ olmalı
Her şeyi bulmalı.
Fakat bulduğu şeyleri
‘Efendi’ saymamalı,
Kölesi olmamalı.
Makineleşmeli,
BABAM
Nerede nasırlı, şefkatli eli?
Artık göz yaşımı silmiyor babam.
Dönülmez yollara gitmiş besbelli,
Çağırsam, çağırsam, gelmiyor babam.
Altmışbeş beldeyle onbeş ilçede
Bozok yaylasının kahramanları
Atatürk yolunda iki geçede
Bozok Yaylası”nın kahramanları
Gelingüllü Süreyya”ya naz eder
Değil sen
'Haşa'
Azrailde gelse akmaz kanım
Canımı alır gider o kadar
Hava öyle ağır ki
Kuru ekmek gibi
Çok kişi yolu şaşırır.
Önünde yollar bükülür.
Kimisininde açmadan,
Dalında güller bükülür.
Zenginin keyfi çok iyi.
Bilmedim görmedim sevinç nasıl şey.
Boynumu sessizce büktüm çaresiz.
Akıl erip, güç yetmemek asıl şey
Bir duvar dibine çöktüm çaresiz.
Seni hissediyorum her durumda biçimde,
Ben bende değilim ki, sen dolusun içimde.
Kaplarsın bedenimi her gün, dünden daha çok,
Köz gibi yandım, söndür, gönül suyumda çim de.
Şair Bayram YELEN’in ”YERİ GELMİŞKEN” isimli kitabından




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!