Üşümem, soğuktan değil; sensizliğimden.
Korkum, düşmandan değil; kimsesizliğimden.
Her günüm aynı geçer, doğan güneş zararım.
Kaya çatlar, köz yeşerir; sessizliğimden.
'Dişim dişimi yiyor.'
Ağzım neden gülüyor?
Zihnim hıçkırık gölü,
Sözüm neden gülüyor?
Kalp ağlar, gönül ağlar.
Gelecek bir gün elbet herkes için yol sonu.
Kim durdurabilir ki, kim engeller ki onu?
Çiğ kalacak 'düşünce yemekleri' ocakta.
Ham kalacak hoş düşler, hemencek oracıkta.
Görüp, göreceğin bundan ibaret,
Haz bekliyorken biz, cız çıkıyor hep.
İster sabır dile. İstersen kahret.
Yaz bekliyorken biz, buz çıkıyor hep.
Kişinin yüreği oda düşerse,
Denizden, çöllerden çırası gelir.
Şükürle iğneyle kuyu kazarsa,
Acıdan ekşiden şırası gelir.
Sırtını dön yalancının sözüne,
Başkalarına bir şeyler verme,
Sadece selam ver,
Güler yüz göster.
İnsanlar birbirinden başka
Ne bekler?
Ne ister.
İlim gökten indi yere.
Göğe yükselmek ne güzel.
Bayraklar çıkar göklere.
Göğe yükselmek ne güzel.
Göğün kapısını açmak,
Para dediğin;
'El kiri.' diyorlar.
Şayet herkesin eli böyle kirli olsaydı;
'Ne suya dokunurdu, ne sabuna.'
Ortalık olurdu süt liman.
Kurulurdu denizlerin altına kazan
Bitecektir elbet verilen süre.
Yorganı götürür, ufacık pire.
Ahirette yerin hazır; bekliyor,
Dünyada yaptığın amele göre.
BAYRAM YELEN
Yurt yapmışız burayı, yol neden unutulmuş?
Kuş uçmaz, kervan geçmez yerlerde han neylesin?
İlim, teknik gitmemiş, dağdaki köylümüze.
Davar sırtında kalmış yapağı, yün neylesin?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!