Tarihten ders alanlar, gaflete kapılır mı?
Arifler memleketin haline ağlıyordu.
Bay Keko pek hevesle meydanlara atıldı
Muhtelif odaklardan methiye yağıyordu.
Eşkâlini gizlerken, rengarenk maskeleri
Kimisi güfte yazdı, kimisi besteledi.
Akustik melodiler okşarken hislerini
Salyasının köpüğü kabına sığmıyordu
Dozundan fazla yetki, şaşırttı, bocaladı
Onurlu şahsiyetler zihnini kurcalardı.
Bizans entrikaları şahsi icadı mıydı?
Gafiller cambazlığın mucidi sanıyordu.
Esen rüzgara göre, her yöne dönüyordu
Tezat karakterlerle gölge kabine kurdu
Her birinin akdini vaatlerle doldurdu
Mahiyetinden başka herkesi kınıyordu.
Gitgide yükseltirken hırsını, öfkesini
Rekordur yeryüzünde mağlubiyet serisi
Yok muydu fıtratında ahlakı, seciyesi
Pişkin, taparcasına severdi koltuğunu.
Hasmane tavırlarla sürdürürken yarışı
Fevri hesaplarıyla dehlizlere dalmıştı
Sırdaşlarını bile sinsice harcamıştı
Fason karakterlerle gücünü sınıyordu.
Her günahı paklar mı, hilebazın abdesti?
Kulisten sufle verir, dansözler rol keserdi.
Yalağına kin kusan yamağın kıdemlisi.
İfrazatla mazlumun karinesi bozulur mu?
Tribünler onca sene, çok tiyatro seyretti
Bay Keko hangi akla, mantığa hizmet etti?
Bütün manevraları, fiyasko ile bitti.
Malzemeleri boldu
Her türlü ihaneti, kumpası deniyordu.
Kayıt Tarihi : 6.06.2026 01:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!