Barışın Güneşi Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
4316

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Barışın Güneşi

Aylardan ocak, lapa kar çok soğuk,
Eser sert fırtına, camlar buz tutuk.
Masamın üstünde dolu boş kağıt,
Kalemin uçları hepten de bozuk.
*
Anlatmak isterim sonsuz hüznümü,
Kağıda dökerim bütün sözümü,
Kurgu kurmak işin asıl temeli.
*
Asır yirmi, devir masal kuşağı,
Mekan İzmir, kordon boyu aşağı.
Burasıdır sanırım öz vatanım,
Boynumda sallanır ipek saçağı.
*
Farklı kurgularla dolmuş satırlar,
Okuyan zihinler destan hatırlar.
Dalgalar çarparken koca limanda,
Masmavi sularda coşmuş martılar.
*
Issız sokaklarda yalnız gezilmez,
Ruhsuzsa taşları mana sezilmez.
Köyden uzaklaşmış yorgun adımlar,
Toprağın sırrı asla çözülemez.
*
Meydanlar dolusu kalabalıklar,
Denizde çırpınır ufak balıklar.
*
Dile kolay bitti koca hasretim,
Köylere varınca dindi kasvetim.
Sayısız simayla selamlaştım bak,
Bitmedi içimde tüten gayretim.
*
Aylık mecmuada satır derledim,
Sanat bahçesinde gülle terledim.
Derin kurgulardan sızdı hikayem,
Fikir tepesinde daim gürledim.
*
Şanslıyım, yoldaşa kıymet veririm,
Eski ahbapları candan severim.
Tebessüm ederiz yollar kesişse,
Şefkat ateşinde daim eririm.
*
Seyyar mecmualar sundum ellere,
Mektepte bilgiyi serdim dillere.
Sahne sanatıyla coşku yarattım,
Masallar söyledim esen yellere.
*
Bebek destanları kurgular aklım,
Sandıklar dolusu evrakım saklım.
*
Madeni kupalar dizildi safa,
Gurura kapılıp takmadım kafa.
Mevsimler uçup giderken rüzgarla,
Terk etmem kalemi kaldırmam rafa.
*
Seksen sekiz sonbaharı dinlendim,
Sanatkar ruhuyla ebedilendim,
Dinlenme denilen lafta inatla.
*
Nikah masasına sayısız vardım,
Huzuru ararken çileye sardım.
Baştaki yuvadan çifte can koptu,
Tümünü şefkatle bağrıma kardım.
*
Ürettiğim eser evlat kervanı,
Kürenin üstünde inliyor canı.
Sıtmadan gıdasızlıktan solanlar,
Mazlum bebelerin tükenmiş kanı.
*
Nefes almasını bile bilmeden,
Toprağa düşerler çehre gülmeden.
*
Şimdiki zevcemle sürer hayatım,
Yanından koparmaz artar feryadım.
Haset krizleri bitmek bilmiyor,
Önceki yarlarda yoktu muradım.
*
Gündüz vakitleri kurgu dizerek,
Kitap inceleyip cihan gezerek.
Zihnimi yorarım çaba katarak,
Kalem tuttuğumdan ruhum gülerek.
*
Gelecek gizemli akıbet seyran,
Mesut hislerime dokunmaz devran.
*
Geçmişe serüven denirse şayet,
Anlatılan masal olursa ayet.
Karşınızda durur uzun hatırat,
Uzunca sürmüştür bilsen nihayet.
*
Kelamın gücüyle aydındır tavan,
Gökyüzü renklidir parıldar kovan.
Kurgular evrenin koca aynası,
Karanlık güçleri defeder savan.
*
Mektuplar taşırmış umut yükünü,
Cümleler onarır kalbin kökünü,
Hakikat yoluna serer postunu.
*
Trabzon ilinden bulurdum neşe,
Fırtına vururken yamaçtan peşe.
Denizin ufkundan aydınlık saçıp,
Güneşe selam versin koca meşe.
*
Ağaçlar yeşilin sonsuz tonunda,
Yapraklar titriyor dalın sonunda.
Karayel eserken dağıldı bulut,
Tabiat uyandı bahar koynunda.
*
Masallar diyarı büyülü vaha,
Karanlık geceden uçtu sabaha.
Destanlar cihana ışık yayarken,
Umutlar yükselir yüce Allah'a.
*
Mürekkep denizi deryadan derin,
Rüzgarı okşayıp esiyor serin.
*
Kalemin rotası doğruyu çizer,
Cahilin üstünde kelamlar gezer.
Sanatın gücünü kavramış kullar,
Fikriyle zorbalık bağını ezer.
*
Hikaye bitince perdeler indi,
Yürekte alevli fırtına dindi.
Gelecek nesiller aydınlık bulsun,
Barışın güneşi ufukta sindi.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 15.06.2026 01:05:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!