Aylardan ocak, lapa kar çok soğuk,
Eser sert fırtına, camlar buz tutuk.
Masamın üstünde dolu boş kağıt,
Kalemin uçları hepten de bozuk.
*
Anlatmak isterim sonsuz hüznümü,
Kağıda dökerim bütün sözümü,
Kurgu kurmak işin asıl temeli.
*
Asır yirmi, devir masal kuşağı,
Mekan İzmir, kordon boyu aşağı.
Burasıdır sanırım öz vatanım,
Boynumda sallanır ipek saçağı.
*
Farklı kurgularla dolmuş satırlar,
Okuyan zihinler destan hatırlar.
Dalgalar çarparken koca limanda,
Masmavi sularda coşmuş martılar.
*
Issız sokaklarda yalnız gezilmez,
Ruhsuzsa taşları mana sezilmez.
Köyden uzaklaşmış yorgun adımlar,
Toprağın sırrı asla çözülemez.
*
Meydanlar dolusu kalabalıklar,
Denizde çırpınır ufak balıklar.
*
Dile kolay bitti koca hasretim,
Köylere varınca dindi kasvetim.
Sayısız simayla selamlaştım bak,
Bitmedi içimde tüten gayretim.
*
Aylık mecmuada satır derledim,
Sanat bahçesinde gülle terledim.
Derin kurgulardan sızdı hikayem,
Fikir tepesinde daim gürledim.
*
Şanslıyım, yoldaşa kıymet veririm,
Eski ahbapları candan severim.
Tebessüm ederiz yollar kesişse,
Şefkat ateşinde daim eririm.
*
Seyyar mecmualar sundum ellere,
Mektepte bilgiyi serdim dillere.
Sahne sanatıyla coşku yarattım,
Masallar söyledim esen yellere.
*
Bebek destanları kurgular aklım,
Sandıklar dolusu evrakım saklım.
*
Madeni kupalar dizildi safa,
Gurura kapılıp takmadım kafa.
Mevsimler uçup giderken rüzgarla,
Terk etmem kalemi kaldırmam rafa.
*
Seksen sekiz sonbaharı dinlendim,
Sanatkar ruhuyla ebedilendim,
Dinlenme denilen lafta inatla.
*
Nikah masasına sayısız vardım,
Huzuru ararken çileye sardım.
Baştaki yuvadan çifte can koptu,
Tümünü şefkatle bağrıma kardım.
*
Ürettiğim eser evlat kervanı,
Kürenin üstünde inliyor canı.
Sıtmadan gıdasızlıktan solanlar,
Mazlum bebelerin tükenmiş kanı.
*
Nefes almasını bile bilmeden,
Toprağa düşerler çehre gülmeden.
*
Şimdiki zevcemle sürer hayatım,
Yanından koparmaz artar feryadım.
Haset krizleri bitmek bilmiyor,
Önceki yarlarda yoktu muradım.
*
Gündüz vakitleri kurgu dizerek,
Kitap inceleyip cihan gezerek.
Zihnimi yorarım çaba katarak,
Kalem tuttuğumdan ruhum gülerek.
*
Gelecek gizemli akıbet seyran,
Mesut hislerime dokunmaz devran.
*
Geçmişe serüven denirse şayet,
Anlatılan masal olursa ayet.
Karşınızda durur uzun hatırat,
Uzunca sürmüştür bilsen nihayet.
*
Kelamın gücüyle aydındır tavan,
Gökyüzü renklidir parıldar kovan.
Kurgular evrenin koca aynası,
Karanlık güçleri defeder savan.
*
Mektuplar taşırmış umut yükünü,
Cümleler onarır kalbin kökünü,
Hakikat yoluna serer postunu.
*
Trabzon ilinden bulurdum neşe,
Fırtına vururken yamaçtan peşe.
Denizin ufkundan aydınlık saçıp,
Güneşe selam versin koca meşe.
*
Ağaçlar yeşilin sonsuz tonunda,
Yapraklar titriyor dalın sonunda.
Karayel eserken dağıldı bulut,
Tabiat uyandı bahar koynunda.
*
Masallar diyarı büyülü vaha,
Karanlık geceden uçtu sabaha.
Destanlar cihana ışık yayarken,
Umutlar yükselir yüce Allah'a.
*
Mürekkep denizi deryadan derin,
Rüzgarı okşayıp esiyor serin.
*
Kalemin rotası doğruyu çizer,
Cahilin üstünde kelamlar gezer.
Sanatın gücünü kavramış kullar,
Fikriyle zorbalık bağını ezer.
*
Hikaye bitince perdeler indi,
Yürekte alevli fırtına dindi.
Gelecek nesiller aydınlık bulsun,
Barışın güneşi ufukta sindi.
Kayıt Tarihi : 15.06.2026 01:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!