"Sözü, suskunluktan söke söke alıyorum"
Şiirim pansuman değildir.
Kapatmaz, kanatır.
Dize dediğin, nabız gibi atmalı
Vicdan gibi sızlamalı.
Şiir yazmak değil,
Aramızda bir hükümet var gülüm !
Tam ortamızda bir Ankara var
Benim sana gelmem gülüm,
Birkaç demir parmaklık
Parmaklar kırık,yolu da gözüm hiç çekmiyor
Eğer sen yola çıkmayı göze alsaydın
Çok şey mi konuşmak istiyorsun aşk hakkında?
Önce kaç gece sustuğunu sorarım.
Bu alev , ne zaman sönecek merak eder misin?
Önce kaç kalp yaktığını sorarım.
Gönül treni ne zaman kalkıyor ? Diye soracaksan,
Ulan biz neyiz ?
Her şey miyiz ?
Hiçbir şey miyiz ?
Biz neyiz ?
Çözen söylesin.
Sözler veriliyordu işte !
Yarı tutulup yarı tutulmayan itibarına esir sözler
Özler bulanıyordu özler,
Beş on kelimelik, mahşer günü gibi sözler
Şimdi hangi esir daldan bana kopacak o tatlı meyveler?
Tüm yazdıklarımı silsem bir elmanın yaşattığını yaşar mı bu insanlık?
Yoksun yaşlı sahafçı olurum kör olamam bildiklerime,
Gülün dikeninden kaçtı da renginin esiri olmadı mı arsızlık ?
Bazen bir rüyada, yarı ölüm turnesinde görülür bu simalar ,
Şu dünyaya üç gelişimdir inan, giyotinler görücüm oldu!
İyi dayandım ulan !
Her seferinde bir ceşme buldum soğuk mu soğuk,,,
"Akıyor ya " dedim. Sus bitâp adam sus !!!
Bırak görücün olsun
Yeri gelir turşu kurmak hakkında bilinmeyen yüz bilgiyi yazarım,
Yeri de gelmez yazmam,
Her şiir yaklaşık 1000 lira bu yüzyılda ey okuyan mahlukat !
Hâlâ isyan etmeyen bir güruh ben de dahil ,
Ben ki bu mahlûkatların yazar başı,
Bir şey olsa ya en arkaya saklanırım ,
Şu mecburlu duyguları
Bir de kalkınma planlarını
Sevdalar için yaratıyorum son bir defa
Üc ölümlü...
Firkat gözlü...
Kırmızı ruhlu doyasıya biriken mecburlar
Yarın bir gün bir arpa tek başına ilerleyemez olur
Güneş ölür ama yine de sabah olursa
Bir gün kulağına okunmazsa isimleri bebeklerin
Hapisteki yârlara bir mektup dahi gelmezse
Adımı öldürmenin tam vaktidir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!