Bu akşam hüzünlerimi
bir cigaraya sarıp,
Hasretini çektim ciğerlerimin
en derin içlerine...
Şu an seninle gezdiğimiz
sahillerdeyim..
Sen gereksin bize, özü sözü bir sen ..
Önce gözlerin, sıcak nefesin,
Ruhumuza dokunan dudaklarındaki aşkın alevi,
Sonra sevda ile çarpan yüreğin,
Biraz da rüzgâra karışan kokun!...
Bize,, sen gerek yalnız sen...
Hey gidi Karadeniz, hey hey...
Bir başkasın bu akşam,
Bir başka coşkun,
Bir başka hırçın,
Ve sen, ey deli dalgalar...
Sevdalı Güller...
✨☘️✨
Yalnızlık coğrafyasının tenha limanlarında,
Arşa feryat gibi yükselen gecikmiş sevdaların dilsiz sancısındaydım.
Sevmek Neydi?
Sevmek, bir düş masalıydı;
Ömürle yaşam, aşkla kavga arasında...
Kimi zaman düşsel serzenişlerde
Kaybolmaktı bir rüyayla.
Bundan 20 yıl kadar önceydi.
Seni ilk gördüğüm ve
kalbimin sana karşı atışı..
Ey benim Mezopotamya güneşinde parlayan, Süryani bakışlı yarim,
Eski taş evlerin gölgesinde büyüyen, asil reyhan kokulu sevgilim...
Yüzündeki o kutsal güzellik,
Tanrının yeryüzüne indirdiği en güzel hediyedir,
Gözlerimi alamadığım, melekleri bile hayran bırakan ceylanım...
Ben ki Karadeniz’in o deli, o hırçın dalgalarında,
Hayat bir bumerang gibidir;
Okudukça sırlarına,
Yaşadıkça da varırsın anlamlarına.
✨☘️✨
Hani böyledir aslında hep
Bu hüzün dolu hikâyelerimiz.
Gök yüzünde tek yıldızın olsaydım,
Gözlerim hep üzerinde olurdu.
Bakışımla kalbine ok atsaydım,
Yer sarsılır, belki dünya dururdu.
⭐️✨⭐️
Rüzgar olsam saçlarını okşar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!