Ateşin narıyla mı coşmuştu, şu bakır kazan?
Yoksa buharında mıdır sırrı, sessizce sızan?
Buzu kırmak için mi dökülmüştü, o su, o an?
Yoksa ahenk midir, zıtların cenginden artakalan?
*
Denge senin diğer yüzün mü, ey şifalı kıvam?
Niçin musluklar, hep o ılıklığı arar durmadan?
Kurnada bile, o yumuşak hissin var, o duman.
Derim seni bekler, elim değer korkmadan.
*
Neden testilerde hep, o karar beklenir?
Yoksa dökülen her tas, sana mı eklenir?
Niçin her yudumda, o vasatlık denkleşir?
Yoksa fikrimde, tek o yumuşaklık mı titreşir?
*
Aynayı bürür yoğun sisler, dumanlar.
Damlalarda gizli, o sakin anlar var.
Geçmez belki kış, dinmez belki boranlar.
Üşümekte bile, tenim o sıcaklığı yoklar.
Kayıt Tarihi : 13.1.2026 15:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!