Yine içimde bir sıkışıklık hükümdar.
Buhran ihtiva ediyor göğsüm, boğuk çırpınışlar...
Gömülü dipte hüsran, kasvet vadediyor bu yar.
İçimde bir lisan hâkim ki nârı dillere zarar.
Bir bugün tüm menfur, meydanda kederli ve kindar.
Mihnet sebebim açık, sinem kuzguncuğu kapalı zindan.
Ben bırakın bende kalsın, sizi bedbaht eder.
Beni içimde yaşarım, o bana atıftır.
Benliğim sahip olduğum tek varlık derdim.
Derdim namevcut oldu belleğimi yitirince.
Meğer sahabet lüzumsuzmuş, buyruk yetersiz.
Siz ithaf-ı samimiyetimle irkilirsiniz,
Geri dönseydim gözlerimizin kavuştuğu ana,
Başka biri olmazdım belki senin için.
Çünkü reddin üzmüyor beni,
Beni tanımayacak olman belki...
Beni sor bana onlara değil,
Tanışmasak olur mu?
Bakışların bana yetiyor,
N'olur zahmet etme.
Daha fazlasını istemiyor, gönlüm.
Bu aşkı bana yar etme.
Hayallerimi süslüyor gözlerin,
Bu yollar hep bu kadar sessiz miydi?
Düşüncem hep bu kadar sensiz miydi?
Sesini duyuyorum sanki
Hiç kurmadığın cümlelerde
Hava soğuk ve özsüz
İçimdeki sağır öksüz
Anlar gibi yapar
Bir de yarın var
Bugün yetmez mi
Yarına ne gerek var
Kendim çıkmaya uğraşır ekeceğinden.
Ve arar durur kök salmaya verimli bir toprak.
Öteki ise bakar, kınar bakışlarıyla.
Didişir özü ile insanın, yeknesaklık tesellisi...
Durur durağanlığın başşehrinde, yadsır.
Cezası oturak yoksunu odalardır buyruğuna başkaldırının.
Cahilin dünyasında değer görür mü namlı?
Peki tospembe gelecekte hiç geçmiş anılır mı?
Verimli topraklarda memleket hasreti çeker mi insan?
Peki insan kendine karşı da besler mi suizan?
Yâr dışında bir güzel kara sevdaya yarar mı?
Bebekler karnı tokken de annesini arar mı?
Geçmişle aramda bi' yaşanmışlık var.
Geçmişle yüzleşsem diyorum,
Aynaya bakmam yeterli.
Uzaklara dalıp gitsem diyorum,
Uzakları seçemiyorum.
Sanki hepsi burada, yanı başımda.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!