Babacığım Şiiri - Sezayi Tuğla

Sezayi Tuğla
1645

ŞİİR


12

TAKİPÇİ

Babacığım

Annemi kabir’e koyduktan beri,
Kalmadı bizlerde hal, babacığım.
Sende, terk eyledin işte bizleri,
Kırıldı, tutacak dal, babacığım.

Giderdin, aş için kutsal göreve,
Ezilmiş, yorulmuş gelirdin eve,
Kuru ekmek yerdik biz seve seve,
Bizlere olurdu bal, babacığım.

Helalden kazanıp, helalden yerdin,
“Harama tevessül etmeyin” derdin,
Doğruyu gösterip, hep öğüt verdin,
Yoktur bizde haram mal, babacığım.

Yazdığın beyitler, ayrı bir mana,
Her mısran kılavuz, ibret alana,
Dostlarından selam getirdim sana,
Nezdinde kabul et, al, babacığım.

Sevdiğini Rabb’im bırakmaz darda,
İbrahim yanmadı, tutuşmuş narda,
Bir cennet bahçesi olan mezarda,
Hadi, şimdi hoşça kal, babacığım.

(HAZİRAN 2008)

Sezayi Tuğla
Kayıt Tarihi : 30.10.2012 16:28:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


BABACIĞIM Nasihatine ihtiyacım var babacığım. Aramızdan ayrılalı yıllar geçse de, senin öğütlerine, uyarılarına ihtiyacımız var. Şakaklarımızdaki aklar, başımızdaki kış belirtileri haykırdıkça, kopacak fırtınalardan kurtulma yollarını bulmamız için senin nasihatine ihtiyacımız var. Doğduğumu, emeklediğimi, küçük mini adımlarla düşe-kalka yürüdüğümü hatırlayamıyorum. Ama anlatılanlardan o zamanki yaşantımı bilinçaltıma öyle bir işlemişim ki, sahte reenkarnasyoncular gibi dünyaya gelişimdeki ilk çığlıklarımın sizleri nasıl mutlu ettiğini adeta hatırlar gibiyim. Uzatılan bir buğday sapını minicik ellerimle kavrayarak sana doğru yarı koşar yalpalı adımlarımı ve senin yüzündeki mutluluğun sonsuzluğunu hayal ediyorum şu an. Daha sonra saman çöpü bir tarafa atılmış. Dikivermişler beni, çalı süpürgesiyle beyaz topraktan kabaca badanalanmış, eğri-büğrü oda duvarına. Annemle birlikte, birkaç adım ileriye çömelip güler yüzle beni çağırdığınızda, göbeğimi bir karpuz gibi kavrayarak, korkak adımlarla yürüyüp sizlerle kucaklaştığımı yaşıyorum şu anda hayallerimde. Yıllar geçmiş aradan. Okuldaki arkadaşlarımla olması gereken ilişkilerimi, çevremdeki dost çemberinin oluşturulmasını ve hayatın en güzel şekilde yaşanması için gereken tüm bilgileri bana kopyalamaya çalışmıştın umutla. Haramı-helali, doğruyu-yanlışı, iyiyi-kötüyü anlatırdın usanmadan, bıkmadan. Reşit olduğumuzda, sorumluluk sınırlarımıza saygı göstererek, engin hayat tecrübelerinden örneklerle bize kılavuzluk yaptın çalkantılı, toy dönemlerimizde. Yuva kurdurdun tek çatı altında tüm kardeşlerimizle komşu olarak. Kardeşlik ve kul hukukunun yanında, komşuluk hukukunun da çok güzel örneklerini sergiledin yaşamın boyunca bizlere. Komşuluk hakkının önemini, asrısaadetten, yüce Önder’den, Kitabullah’tan örnekler vererek ve kıssalar anlatarak işlerdin kavak yelleri esen beyinlerimize. Çoluğa-çocuğa karıştıktan sonra birçok şeyi daha iyi kavramaya başlıyor insan. “Acaba”lı düşünce ve görüşler, senin bize öğüt verdiğin yaşlara ulaştığımız zaman “haklılık” çıtasını oldukça yukarılara çıkarıyor babacığım. Artık torunlara karışmış olan zürriyetin, Sadaka-i Naciye olarak sana daima minnettar ve duacıdır. Ailenle halvet içindeydin, arkadaşlarınla halvet içindeydin, komşularınla halvet içindeydin. Kısacası tüm beşeriyetle halvet içindeydin. İnanıyorum ki, ahretteki dostlarınla da halvet içindesindir, buna eminim. Nur içinde yat, babacığım.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Nehir Özen
    Nehir Özen

    ne demeli bilmiyorum ki.. babalarımızın her daim arka oluşlarına, onların güven veren, kanat geren varlıklarına her zaman ihtiyaç duyacağız.. ebediyete göçseler bile.. allah rahmet eylesin tüm babalarımıza ve babanıza.. saygılar..

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (1)

Sezayi Tuğla