Aylar önce,anneanneme şiir yazmıştım.
Şimdi babaanneme yazmasam;
Darılır bana,
Osmanlı kadını,Sadiye hanım,bu da gelsin sana...
Hayatında hiç doktora gitmedi,
Hastalık için;sadece kulaklarını yıkatırdı,
Ara sıra Gülhane Hastanesinde
Amcam o zaman görevde Albay'da...
Soğuk kış gecelerinde,
O zamanki sobalı evimizde,
Bize bilmeceler sorar,masal anlatırdı,
Yüreğimize sevgisini,milim milim damlatırdı...
Artvin işgale uğradığında,muhacirliğe gitmiş,
Çocuklarının iki üç tanesini yollarda kaybetmiş.
Az gürcüce,az Rusça,birazda Ermenice bilirdi...
Hep anlatırdı bize o yılları,
Geceler koyu mu koyu,
Acı,yoksulluk diz boyu...
Ne sigara,ne alkol,
Seksen yıl bilfiil abdest ve namaz,
Niyaz dua,
Ömrünün sonlarında biraz biraz,
Aksar oldu namaz,
Takılırdık bazen,
Müslümanlıktan emekli olunmaz amma,
O olmuştu galiba...
Bir acı kuvveti vardı o yaşta şaşardınız.
Bazen amcamla,babama;
Ki o zaman altmışlı yaştalar.
Ağzınıza elimin tersiyle bir vurdum mu,
Zerzebil ederim derdi,
Sabahları süt içer,
Fındığı cevize karıştırıp yerdi...
Enflasyondan haberi yoktu,
Bayramlarda bize yıllar boyu,
Hep aynı parayı verdi...
Bazen incitmeden işletirdik yerdi;
Bazende o bizi işletirdi,
Hemde ne işletme beterdi...
Eve televizyon gelince,bir müddet bakmadı.
Yaşlılığında bile,
Hiç bir şeyi kafaya takmadı...
En son doksanbeş yaşlarında,
Amcaoğlunun düğününde horon oynadı;
Vurda geç bacım diye,
O yaşta bile hayata doymadı...
Gönlümüze taht kurmuştun sen,
Rahmetli babaannem...
Kayıt Tarihi : 22.3.2017 15:40:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
TÜM YORUMLAR (2)