Baba Dediğin Bir Metre Duvar

Emre Çivi
1

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Baba Dediğin Bir Metre Duvar

Hani diyorum, baba denen şey,
Şarap gibi yıllanıp tatlanan mıydı?
Yoksa seninki gibi, her açıldığında
İnsanın genzini yakan, küf kokan bir zehir mi?
Benim çocukluğum, senin tokat ritmindi.
Ziller seninle çalardı, bayram da, matem de.

Elinde bira şişesi değil de kitap görseydim keşke.
Ya da ne bileyim, bir gülümseme, bedava.
Ama senin bütçen, hep dayağa yetti.
Cebinden çıkan para değil, çıkan ses önemliydi:
Gürültü. Oğlunu bir insandan çok, susturulması gereken
Korkak bir eşya gibi gördün hep.

-Travma mı dedin?
Ulan, travmanın adını sen koydun ya!
Benim adımın yanına, sen kendi elinle yazdın.
Geceleri yatağa yatıp da tavanı seyrederken,
Büyüyünce senin gibi Nazi kampı işkencecisi olmamak için,
Yemin ettim.
Yıllarca içimde taşıdım o sözü.
Sadece o evin kapısı nasıl açılır da bir daha kapanmaz,
Diye düşündüm.

Şimdi ben, yirmi beşimde bir adamım.
Psikolog kapılarında eskitirim ceketimi.
Anlatırım, "Babam beni severdi ama..." diye başlarım,
Ama neyi?
O sözlü linçi mi?
"Erkek adam ağlamaz!" diye diye,
Benden bir taş heykel yapmaya çalıştın.
Yaptın da! Ama içine bak, içi volkanik bir yanardağ.
Her an patlayacak, her an kusacak öfke.

Bizim evde sevgi duvarı değil,
Sessizlik duvarı örüldü.
Sen tuğlaydın, ben ise o tuğlaların arasında
Sıkışıp kalmış harç.

Sana baba demeye dilim varmıyor,
Diyorum ki: Bir Metre Duvar.
Soğuk, sağır, çatlak ve yıkılmaya yüz tutmuş.
-Ama biliyor musun?
O duvarın yıkıntısından,
Yeni bir hayat filizleniyor.
Senin o küfürlerin ve yumrukların
Bana sadece, kendi yumruğumu başkasına sıkmamayı öğretti.
Sağ ol... ya da ne bileyim, hadi oradan!
Gölgeni bile istemiyorum artık bu şehrin caddelerinde.

Peki ya o kadın?
Anne denen mefhum?
Oturup ağlayan, perdesi çekik pencere kenarında
Korkusunu kumaşlara saklayan.
Sen vurduğunda, o da ağlardı sessizce.
Ağlamak neye yarar be ana?
Eylemsizlikten başka?

Beklerdim ki, bir gün o incecik sesiyle kükresin.
Elindeki oklavayı falan değil, yüreğini koysun ortaya.
Desin ki: "Yeter! Bu benim oğlum, bu ev benim!"
Ama yok.
Senin tokadın ağırdı, onun sus pus hâli ondan da beter.
Benim çocukluk travmamın ikinci perdesiydi o.
Senin şiddetin yangınsa, onun pasifliği nemli bir küldü.

"Sus oğlum, baban sinirli," derdi,
Sanki sinirlenmek bir meslek, bir alimlik mertebesi!
Sen vurdukça o, kurban rolüne daha bir sarılırdı.
Sanki o rol, onu o pislik evden kurtaracakmış gibi.
Lanet olsun!
Annelik sadece doğurmak mıydı yani?
Korumak, duvar olmak değil miydi her şeye rağmen?

Şimdi soruyorum sana, ey ana,
Oturduğun o pencerenin camında, ne gördün yıllarca?
Kendi korkaklığını, kendi çaresizliğini mi?
O çaresizlik, benim sırtıma inen her darbeden
Daha kırıcı, daha yıkıcı oldu.
Senin o mağduriyet maskesi,
Benim çocukluğumu yedi bitirdi.

Bırakıp gitseydin keşke, bizi de kendini de.
O zaman derdim ki, 'Savaşını verdi, yenildi.'
Ama sen, orada durup, hayatta kalma oyunu oynadın.
Ve o oyunun başrol oyuncusu sendin,
Kifayetsiz kahraman.
Babam beni dövdü, sen bana ihanet ettin.
İşte bu, psikoloji denen o koca bok çukurudur.

İçimdeki çocuk hâlâ bağırıyor,
"Niye sustun be kadın?"
Cevap yok.
Duvar yine soğuk, anne yine sessiz.
Bana kalan, iki ayrı korku mirası.
Biri tokat izi, diğeri ihanet çizgisi.
Şimdi ben, ikisini de silmeye çalışıyorum be...
Senin de, onun da yüzüne tükürürüm!

Ama yetmez ki, tükürmek yetmez.
O zehir, o psikolojik cüzzam, iliklerimde dolaşıyor.
Şimdi ben, kendi evimdeyim, ama kapı çaldığında irkilen
O küçük çocuk hâlâ kapının arkasında titrek.
Gölge savaşları veriyorum, dünle ve bugünle.
Siz benden bir mağduriyet destanı beklediniz belki.
Hayır! Hayır! Ben o lanet senaryonun yönetmenini kovdum.

Oğlumu sevgisiz büyütmedim.
Ona sesimi yükseltmedim.
Ona, "baba olmanın bir şefkat sözleşmesi olduğunu” anlattım.
Sizin fiziksel şiddetiniz bitti, ama bıraktığınız tortu,
Her sabah aynada bana bakıp hesap soruyor.
İşte bu, sizin babanızın size yaptığı, sizin de bana...
O zinciri, kendi elimle ve kanımla kırdım.
Bilin.

Emre Çivi
Kayıt Tarihi : 5.08.2026 14:56:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
ÖNCEKİ ŞİİR
SONRAKİ ŞİİR
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!