Karanlığın içinden ışığı biz çektik,
Sessizliğin dilini yürekle çözdük.
Yüzler gülerdi, gözler susardı,
Biz bakınca maskeler tuzla buz oldu.
Her yara bir söz, her iz bir hatıradır,
Gözlerin…
Bir an bakınca zamanın elleri çözülür,
Kalbim, sanki yıllardır seni bekliyormuş gibi susar.
Her kıvrımında saklı bir hikâye,
Her parıltısında başka bir cennet var.
sen benim her şeyimsin öyle derin öyle sonsuz
adın dilimde hece hece her nefeste sen varsın
gözlerin bir deniz gibi akıp gider içime
baksam kaybolurum sorsam bulamam yolumu
ne zaman bir rüzgar esse kokun gelir uzaktan
yüreğim titrer durur sanki ilk günkü gibi
Gözlerinde kayboldum bir bakışta,
Zaman sustu, kalbim konuştu o anda.
Aşk, adını fısıldadı rüzgâra,
Ve ben… sonsuza kadar sende kaldım
Sen geldin, ne kağıt vardı, ne kalem, ne de yazılmış bir şiir,
Ama bir anda titredi içimdeki mısra defteri,
Ne zaman, ne de mekan tanımayan bir ses belirdi.
Şiir, gözlerindeki ışıktan damlamaya başladı.
Kağıt ruhum oldu, kalem ise bakışların...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!