yangınlar besledim kalbimde
körükle gelene halılar serdim alevden
yaktım önüme geleni
rüzgarı sırdaş ettim nefesime aldım sağıma
odunu kül,camı kum ettim
tenlere dokundum seveyim diye
etaminde,gergefte,tuvalde,iğnenin ucunda
güzellikleri ince ince nakşeden kadınlar
sabrın nimetine erişmekte
güzellikleri hapsedip ellerinden akıtırlar
sadedir,alabildiğine zariftir bazende coşkundur renk deryasından
inceliğin dipsiz kuyusunda dolanır ak pak dantelalar
Günaydın..
Bu şehrin sokakları yeni uyandı
Yorgun birazda geceden kalma
Neler yaşadı geceden sabaha
Tek şahidi vardı oda sokak lambası
Oda sustu sual sorulduğunda
Yaşadıkça harman olur eski yeni
Kırıldıkça şaha kalkar gem vurulmuş güven
Soldukça tohum saçar saçtıkça ölür saçımın ak teli
Sırra kadem basar parmağımın izi
Zira..
Vücuda gelir anlamsızlık adlı canavar
Senide terk edeceğim
Kendim gibi
Kızıla çalacağım rengini
Korkunun kendine has kokusunu
Mey edeceğim
Bir sonbahar yaşıyorum
Oradan oraya savrulan bir çınar yaprağıyım
Sapsarı rengim ama böyle bile güzelim
Hüznü anlattığımı söylediler hep
Kışın habercisi dediler,
Hatta avuçların içinde toz bile edebilirler…
Ben Azrail’i sevdim!
Her karşılaşmamızda suskundu,
Yere bakıyordu gözleri.
Ben onu hep sevdim!
Elbise değiştirir gibi,
Beden değiştiriyordu.
Seyrettim selvileri,semaya olan sevgilerini
Yazamayacaktım biliyordum
Anlatamayacaktım sevgiyi
Sadece seyredecektim
selvileri ve semaya olan sevgilerini
seyretmeyi seyredecektim biliyordum
ben melektim bembeyazdı kanatlarım,
miniciktim… her gün doğumunda,
kırmızıya döndü beyaz hayallerim büyüdüm.
gördüklerimden utandım kaçtım,kovalandım,yakalandım
her yanıma bombalar düşüyordu! paramparça ediyordu beni! ..
ben melektim, bembeyazdı kanatlarım
Sessizce ağladım gecenin sesi ile
Bir yanım göçmüş kerpiç ten
Bir yanım yamanmış tuğladan duvar
Ayazı hırka yapmışım sırtıma
Sıcak tutsun diye sarınırım soğukları
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!