Ne analar,ne atalar
Nede uzun selviler gibi uzanan yıllar
Şu insanoğluna ne dersler vermedi ki
Bir zamanlar büyük acılar yaşamış
Bir zamanlar dertlerin gölgesinde kalmış
Bir evlat acısı,birde dost yarası
Çocuklar gördüm yirmili, otuzlu, kırklı, … yaşlarında
Trafikte duran araçları
Gelen geçen yolcuları durdurup
Sevgi dileniyorlardı…
Ceninken ana karnında büzüldükleri gibi der top olmuşlardı
Yüzlerine tükürene eyvallah edip bir lokma sevgi ağabeyler ablalar
ayaklar başsız bir şey yapamaz
kırkayağın, kırk ayağı
başı nereye çekerse oraya gider!
yürekler parçalayan ağıtlar yazdım evrene
kokusunda hüzün çiçekleri hayat kağıdının
neşeye aşıktım ümitsizce
dağılmış her zerrem bütünün içinde...
26/05/2006
oy balam,oy balam
oy kanayan yaram
kurumuş ser'indeki yaran
unutmuşmusan sılanı ananı atanı
zulümün hası imiş sana ettikleri balam
yüce dağın başındaki karlar gibi
erimezmi kalbindeki kırmızı karlar
hiç mi açmaz bağrında mavi kardelenler
ayağına baharın gelmiş sevgili
sense inadına ayazlara kardeşsin...
Kifayetsiz kalmış öksüz çocuklar gibi
Usum daki kelimeler..
Gücüm yetmiyor takatsiz kalmış
Tüm evren karşımda
Kolları sarıp sarmalamış
Ahtapot gibi sıkı sıkıya
Kozadır yalnızlık!
Etrafına sarındığın ipekten bir duvardır,
Yalnızlık boğazındaki düğümdür,
Yalnızlık korkaklıktır,
Yalnızlık kendi kendini attığın dipsiz kuyudur.
Yaratılmışı sevdim yaradandan ötürü
Ben hep sevdim hep verdim
Bitmeyecekmiş göründü hep
Bitmedi de hiçbir şey
Bir mola verdiğim de
Yaramaz çocuklar gibi ağladılar
ne sahin idim ne serce,
kanatsiz bir karinca idim ayaklar altinda,
ne kisi bilirdim nede yazi,
omrum insafsizin insafsizliginda son buldu,
ne eksildiki su dunyadan bir garip karincadan baska...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!