Ne menem acıymış ki bu,
Ölümden de besbeter.
Ölüp gitseydim keşke,
Keşke görmeseydi gözlerim yeter.
Bu acıyı kime anlatayım?
Neymiş bu, neye benzer?
Kim bunun adına ayrılık koymuş?
Bin kere kalbimi deşen hançer.
Neden bitmiyor gözyaşlarım?
Senin kalbin taş mı da benden bihaber?
Ben kendime bile anlatamazken,
Geliyor o malum gün birer birer.
Nerede benim güneşim?
Hani umutlarım vardı bir vakitler.
Bir an önce gitsem de ebediyete,
Unutmayan yüreğimi lime lime etseler.
Şimdi ne yapayım, söyle söyle,
Ne yapsam da aklımdan sen geçer.
İçime oturdu Senin adın,
Hani nerede geçecek, bitecek denilen günler?
Artık cuma günlerini sevmeyeceğim,
Alırsa seni benden eğer,
Ayrılık yıldönümümüz 17 Şubat,
Bu ise Kıyamet gününe eşdeğer…
Şiirden geriye kalan satırlar:
•Ayrılık kelimesini kim bulduysa, belli ki kalbi defalarca bıçaklanmış.
•Gözyaşı bitmez dostum… çünkü insanın içi boşalınca dolmaya başlar.
•Bir ismin içe oturması var ya, kurşun gibi… çıkaramazsın.
•17 Şubat diyorsun ya… bazı tarihler takvimde değil, insanın kalbinde kıyamettir.
9 Şubat 2017 / Saat: 12:30 / Perşembe / Bartın
Halil KumcuKayıt Tarihi : 10.02.2025 17:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
"Ayrılık, sevdanın en acı halidir; her veda, kalpten bir parça koparır, ama geriye kalan sevda, hatırladıkça büyür."




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!