Aynur Baydar Şiirleri - Şair Aynur Baydar

Aynur Baydar

Taze ve güzelse, mis gibi kokutur ortalığı, açılınca kabının kapağı
Kahveyi tutmak gerek
Ağzı sımsıkı kapalı, kokusu çıkmamalı
Güzelliğini misliğini kıymet bilene sunmalı
Anlamayanı sadece dışından cam kabından bakanı
Hepsini eşit tutanı, renkleri aynı, tazesi bayatı

Devamını Oku
Aynur Baydar

Özlüyorum yaprak arası sızan güneşi
Avluya vuran gölgecikleri
Bahçede koşup oynamaktan
Yerlere düşüp, kanayan dizlerimi
Sokak başında babamın işten dönüşünü beklemeyi
Görünce taaa uzaklardan deli koşup

Devamını Oku
Aynur Baydar

Sıcacıksın
Gülüşünle ısınıyorum
Köpük köpüksün
Şefkat korumak ilgi
Baloncukları kaplı her yerin
Bencilliği düşüncesizliği

Devamını Oku
Aynur Baydar

İstanbul un devasa marketlerinde alışveriş arabamı sürüyorum. Bunları kullanmak için kesin ehliyet lazım. Teyzemin teki daracık alana enlemesine park etmiş boşluğu da iri cüssesi ile kapatmış. Birkaç dakika bekledim yol versin de geçeyim. Olmaz ille rica minnet yalvartacak. Neyse 10 dakika sonra yoluma devam edebiliyorum. Raflara bakarken 65-70 yaşlarında amcam 15 yaşındaki komşu kızına trene bakar gibi bakıyor. La havle çekip bakışın sonlanmasını bekliyorum. Komşu kızı İlknur’a bakıyorum acayip bir durum mu var orası burası mı açık yok. Her bir tarafı kapalı evden çıkarken de son kontrollerimi yapmıştım zaten. Kaş göz etmiyor, gözleri şaşı cd lere bakıyor..Sabrım tükeniyor. Amca kızı torununuza mı benzettiniz. Aynı okulda olabilirler, tanıdık geldi zaar. O iki oyulacak göz üstüme çevrilerek ne olmuş gibilerinden bakıyor. Sinirlerim zıpladı. AMCACIM istasyon yakında bakışlarınıza uyacak bol trenler var. Kızarmış suratı gençlik hevesi ile bulujine sıkıştırılmış göbeği yerle bir edip, uzaklaşıyorum. İkinci reyonda bir afedi devran çıkıyor karşıma maşallah maşallah Allahın yarattığını insanlardan mı saklıycam tiplerinden. Havaların hala serin olmasından kadife ceketlerle dolaşan bizler gibi değil. Soğuk iklime alışık olduğu belli (Ağustos da ne giyiyor acaba) bu coğrafya bilgilerim ışığında milliyetinin Rus olduğu kanaatindeyim. Edep yerleri bile öylesine tülle örtülmüş halde kutulara bakıyor. Herhalde alışveriş kıyafeti olarak bunları giyme sebebini anladım,. Giysilerinin hafifliğinden raflara uzanabilir, fiyatlarda indirim yaptırabilir, hatta üstüne para bile alabilir. Az önceki amcaya seslenmek geliyor içimden. Amca koş tam sana göre tren var burada. Neyse Afedi devranın etrafı beylerden oluşan bir et yığını ile çevrildiğinden, amcam artık treni göremez. Çağırmaktan vaz geçtim.
Diyet ürünlerinin satıldığı raflardayım. O da ne bizim yerli güzellerden bir tanesi. O da hafif giyinmiş. Yaşasın Rusların karşısında ezilmedik. Biz de de var, bizde de var. Milli onurumuzun kurtarıldığını görmenin ferahlığı kaplıyor marketi. Şunu da söylemeden geçemiyeceğim Rus güzel bana daha dürüst geldi. Dikkat çekmek, av çekmek her ne amaçla giyinmişse bakışlardan rahatsız değil, ettiğini bulmanın sonuçları karşısında tepkisiz. Bizimkiler ilgi odağı olmak için, o kadar çaba harcamışlar, bir de adamların bakışlarından rahatsızlık belirtileri gösteriyorlar. Kızgın bir eda ile, bakacak ne var diyorlar, hatta el bezi eteğini bile hışımla çekiştirenler oldu. (Kızım yolma öyle etekimsi şeyini, cart diye yırtılacak yada düşücek. Görücen gününü, tabii bizlerde neler görcez Allah bilir) A cancazım. Sen kalk gece kulubüne gider gibi boyan göbeğin açık diğer tarafların şeffaf giyin bir de şaşır aaa bana bakıyorlar. Gerçekten çok enteresan dimi? Sana niye bakıyorlar ki? Uzaydan geldiğinden bu toplumu tanımadığından şaşırman doğal. Markette bikini defilesine çıkmış mankene bakılır mı? Türk güzeller bir de bu şaşkınlıktan kurtulsalar. Kaşları zaten estetikle kaldırmışlar, bir de şaşırma ifadesi hepten şaşkın bakışlar, onları görenlerde de şaşı bakışlar ve sessiz tempo tutmalar aç aç aç. Bu arada ben neden Gülşen’in of of kömür gibi yanıyorum şarkısını söylemeye başladım. (Toplum psikolojisi etkisi sanırım) Amanın ailecek karın doyurmaya çalışanlar da varmış. Alışveriş yapmışlar dağ gibi arabayı iteliyor hem de açıkta olan her yiyecekten ağızlarına atıyorlar, kutu meyva suları çukulata yiyip köşeye sıkıştırıyorlar. Para pul var ama açık gözler yaaa. Zekice kasaya gelmeden bedavadan yiyip yiyip kaçacaklar, kar yapacaklar. Yani bunlar alıcı değil, yiyici hırsızlar Yavaş kardeşim boğulucan benden duymuş olma ama yediklerinizin içine barkot koymuşlar kasadan geçerken bipliycen desem mi? demesem mi? İkilemim, yok canım pişkin bunlarla noktalanıyor. Ahlakları biplemiş, mideleri biplese ne yazar. Oh be nihayet bitti. Kasa sırasındayım. Hadiii bak şimdi! kasiyer delikanlı çarpıldı mı ne donmuş salak salak bakıyor. Dur gidiyim şuna bir Ayetel kürsi Nas Felak Okuyayım sevabına. Bismillahirrahmanirrahim… Anlaşıldı. Bizim delikanlıyı cinler değil, Rus ve Türk afetler arka arkaya çarpmış. Hemi de peş peşe sıralanmışlar. Çocuk hesaplıyamıyor. Ay paketleri döktü. Eyvah, tamam ertesi gününe kadar sıradayım. En iyisi başka kasa sırasına geçmek. Bu arada İlknur kız bi daha benle hiçbir yere gelme. Git anan babanla, onların başı derde girsin. Fesubanallah Öyle kasada ki çocuk gibi suratıma salak salak bakma. Annene diyecem görürsün sen.

Devamını Oku
Aynur Baydar

Adamcağızın biri çok yakın aile dostu hatunu kucağına almış, çaydan geçmiş sonracığıma art niyetli fesat mı fesat kötü adamın teki resimleri medyaya vermiş (çünküm resimleri bu öhhh adam zorlan çekmiş) . Genel Müdür, eşi ve sımsıkı aile dostları basın toplantısı yaptı olayı kınadı he mi de üçü bir arada. Eş olan hanım kendi söylediklerine inanmadı, sımsıkı aile dostu hanım da bu olayı şiddetlen kınadı (maşallah benim bile kucaklayıp, çaydan geçiresim geldi) amma ve lakin Genel Müdürüm makamının hakkını verdi ve en mantıklı açıklamayı yapıverdi. Meğersem o resimde mizansen yapmışlar yaaa. Bu cümleyi duyan sayın eşim gülmekten yerlere yattı. Bi gülüyo bi gülüyo. Katıldı, havasız kaldı, gidiyo evimin direği… Halbuki bu tür olaylarda derhal değerlendirmelerimi yaparım ki kendileri böyle bir şeye yeltendiklerinde sonuçlarını bilsin gibilerinden…Yalnız içimden madem mizansen olsun diye resim çektirdiniz, eşinizde oradaymış peki bu durumda eşiniz de mizansen olsun diye neden ikinizi yolmadı, hazır bir arada kucak kucağa kolayda olurdu desem de, dışımdan zavallı kadının zorla konuştuğunu ne duruma düşürüldüğü gibi psikolojik, sosyal, kültürel, ekonomik ciddi durum değerlendirmeleri yaptım.
Her nedense, okuduğum bu mizansen üzerine, hiç adetim olmadığı halde eşimin iş yerine gidesim geldi... GİTTİM, GÖRDÜM ve oracıkta kıskançlıktan ÖLDÜM.
Bizim adamın etrafı genç güzel hatunlarla doluymuş meğer. Kıskançlığımı belli edersem çok kötü fena eşimi o yönde bilinçaltı motive etmiş olurummuş (psikoloji kitabında okudum) Eee napcam şimdi içimi kurtlar, davşanlar, sıçanlar kemiriyo. Bu kitabı kesin kadınlar kocalarına dır dır etmesin diyen erkek bir psikolog yazmıştır. İçeriye bir afedi devran girdi ön dişleri dışarı fırlamış (yoksa içimi bu mu kemiriyo) istediğinizi hazırladım gelip görebilirsiniz. Bismillah bizim herif ne istedi bu davşan kadından, kocama ne gösterecek. Sonra ne biçim ses tonu o öyle. Saçlarım kabarmayın yatışın, dikelmeyin bu davşan karıya yenilmiycem yıkılmıycam ayakta durcaaam derken bizim ki fırladı gitti. Hem de benim yanımda ya hüüü. Neyse girdiği odayı görüyorum bir sürü kalabalık var oh çok şükür. 20 dakika sonra sayın eşim morarmış bir şekilde geri döndü.
Meğersem bizim davşan (Hatun ona tavşan dedim diye mahkemeye verirse, inkar edip danışan dedim, bizim yöresel lehçede danışana davşan derler açıklaması yapıcam. O yöre neresi diye sormayın çünkü bilmiyorum. Her neyse hakimin herhal işigücü vardır bu kadar detaya inemez. Ne sırıtıyorsunuz komik bişey mi var. Koskaca Genel Müdür mizansen yapıp hatun kucaklıyo, biz mizansen olsun diye danışana davşan, davşana danışan her neyse aklım karıştı, demişiz çok mu cık cık cık, işinize bakın siz, mizansenimden size ne ha size ne) eşimi yerinden etmeye çalışıyormuş. Eşime bu kadının yaptığının çok yanlış olduğunu falan söyledim, sinirine ortak oldum amma, nedense birden davşanların çok sevimli, şirin mi şirin varlıklar olduğu aklıma geldi. Çıkarken koridorda davşanı gördüm yanağından aldım bir makas, gözleri aha böle böle açıldı. Canım benim ay bunun ne de güzel gözleri varmış. Akşama havuç çorbası mı yapsam ne, sonra sarımsaklı yoğurtlu havuç kızartması.
Kızdığımız erkekler, onları böyle yetiştiren kadınlar, özetle böyle insanlarımız oldukça her parti her dönem, geçmiş gelecek biz bu mizansenleri çok görürüz çok.

Devamını Oku
Aynur Baydar

Neden hepimiz İngilizce öğrenmek zorundayız? Sözlük gibi vitrinler, mağazalar çarşılar olsa da öğrenmeyeceğim işte…Yürürken 100 kere takılıp düşsem de gözlerimi kapatmaya devam edeceğim.
Neden mi? Zira varlıkların doğasına uymayan abuk subuk sesler, isimler bir araya gelirler
, kafa kafaya verirler, halay çekerler. Bunun neresine ses uyumu, fonetik, dilin müziği derler. Derler derler beni deli ederler. Derbederler, dere beyler, göz süzerler, süzgeçler


EXAMPLE 1

Devamını Oku
Aynur Baydar

Sarı boncuk
Tamirci çırağı
Kara boncuk
Ailesinin sömürü aracı
Satmaya çalışıyor sakızları
Alsan bir dert

Devamını Oku
Aynur Baydar

Eli kelepçeli vurmuş on kişiyi
Başı önünde çok haklı gerekçeyle
Sevdim abi, kız yüz vermedi
Ailesi kavuşmamızı engelledi

Elinde koca bıçak

Devamını Oku
Aynur Baydar

Ben delikanlıyım
Kadınlar elimin kiri
Komşumun kızı da pek işveli
Beğendim mi birini
Kim ki istemez beni
Çeker vururum

Devamını Oku
Aynur Baydar

Sen dünyanın en güzel gözlüsü
Yük çeken
Ara sıra inat eden
İnadına, sopayı yiyen
Sopa yiyince
Kara gözlerinden, yaş getiren

Devamını Oku