Gözümden değil, gönlümden aktı yaş,
Hüznüm göğsümde koca bir taş...
Fiyakalı düşler neyime gerek benim ?
Aşk olamaz bu , katiyyen savaş.
Umutlarım kayıp, hayallerim viran,
İbadetimmiş gibi sevdim seni
Yarene huzur vermek, farzdı sanki
Hep görmeyi istemek şarttı zati
Sadakaydı layık gördüğün sevgi
Talep eden ben, arzedilen sen
Yüreği mert duruşu sert sevdiğim
Tenimin derdi hep sana, cilve
İçimdesin alamaz seni kimse
Sevgim ömürlük sana rezerve...
Sığ ruhlarda boğuldukça
Aradık suçu kendimizde çokça
Halbuki iki heves, üç nefes
Çekip gidecektik dünyadan usulca..
Kandık yalan dünyanın nefs ine
Nasibimi aldım da gönül sofrasından
Doymadım, diyemedim; utandım hayattan
Kaldı damağımda o anların tadı
Bir kez daha istesem olur mu ayıbı ?
Gönlü aç karnı tok, bu işte insanoğlu
İçimdeki masumiyeti,
Elbirliğiyle tükettiniz.
Yaşamaya dair ne varsa,
Hepsinin katili sizsiniz.
Bıraktınız be başbaşa!
İzahati mümkün olmaz tüm hislerin
Dağılması güç bazen, kalbindeki sislerin
Kavuşsan yetmez kaçsan hiç olmaz
İnşirah bulsun ruhları, niyeti halislerin
Her yol yürünmeye değer mi peki
Evvela, yoldaş değil mi en mühimi
Yanlış hikayelerin, yalnız kişileriyiz .
Kabuğuna çekilmiş, umutları tükenmiş..
Siz, sadece ayıplamayı bilirken ahali
İçerimizdeki her şey; manasını yitirmiş ..
Bir nefes, bir ses ararken yerde,
Kadın derler adına,
Hem yar hem yara
Hem yaren hem ana
Her şey olur sırayla..
Kadın insan, erkek insanoğlu derler ya
Sözlerindeki dikenler, batarken kalbime,
Yüzleşmesi imkansız, acıtan gerçeklerle.
Tam anlayamadık ya da tamamlayamadık !
Bir rüyanın peşine, düştük bile isteye...
Duygularımızı okuyamadık, birbirimizin.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!