Ne zaman örüleceği
Belirsiz duvarların,
Yordu zihnimi artık
Gereği yok inkârın
Ya yaz sıcağısın ya buz kırağı
Dilim susar, yüreğim küser
Sırlarım gözlerimden sana doğru akar
Konuşmaya ne hacet
Bakışımdan anlar beni yar
Kabahattir aramızda gevezelik
Gözlerimizden meşk akar ilik ilik....
Kalbimin yanardağı
Patladı patlayacak
Etrafa saçılan
Sana sevdam olacak
Ne var ne yok her şey yanarken
Bizden yalnızca meşk akacak....
Adam değilsin!
Herkese yuvarlak köşelerin,
Bir bana sivri ha senin ...
Zıttımdın; tekamül ettim sana,
Benzerimi bekliyorum artık merakla
Sükunet istedim sadece
Gözümden akan kırgınlıklara
Sebep olanları affedemem
İçimi sızlatan insanlara
Bahçemi bir daha sunamam
Vaktinde kıymetli her çaba
Yadırgama, göğsümdeki yerini,
Ederini sorgula, bir de kendini!
İhlal edilmezdi esasen hudutlar,
Bilseydin eğer sen; haddini..
Çıkmaz yollardan, çıkmayı umdun,
Gözlerin büyüdüğüm sokak gibi
Köşesi de ben, kaldırımı da...
Tenin doğduğum ev sanki
Sarıyor sıcaklığı tüm benliğimi..
Ruhum ruhuna epey aşina
İllegal hayallerimde, başrol hep sensin.
Ruhumun huzurla uyuduğu tek yersin.
Terk-i diyar etmesi mümkün olmayan,
Vatan toprağı gibi bana yüreğin...
Sevdan önüme serdiğin sanki bir cicim,
Lime lime ettiler canımı
Kor demirleri bastılar yüreğime
Acımadan
Şefkat bulmak isterken
Kedere boğdular ruhumu
Nefes bile aldırmadan
Yıllar yıllar önceydi
Sende bulduğum güvendi
Zehretmeseydin bana sevgimi
Şimdi çok mutluyduk iki deli
Olmadı, yapamadım...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!