Dağıttın, ziyan ettin..
Ben sana veda edemezken,
Sen beni feda ettin!
Kârın neydi sahi bu işten?
Arkana bile bakmadan,
Çektin, gittin...
Sen ömrüne düşene kadar onun
O her şeyi yaşamış zaten; yorgun
Ruhunda ağustos böceği çalarken sazını
Ondaki hevesler tümüyle solgun...
Bu ikilemin içine düştüm bir kere
Gayrimeşru duygularda kaybolurken birlikte
Düşünmedik sonunu verdik biz hep elele
Aşkın, sevdanın tadını alınca bir kere
Yanıp tutuştuk ama köz olmadık seninle
Sarılınca kalplerimiz, mühürlendik diz dize
Biliyorum; Gazze deyince,
Yüreğinizden bir çığlık gibi kopuyorum.
Bir ezan, bir sela gibi okuyorum.
Ağlıyorsunuz belki hıçkıra hıçkıra.
Dev yürüyüşler yapıyorsunuz.
Kahrolsun zalim, yaşasın mazlum !!
Anlardan ibarettir bu hayat,
Kimisi tatlı, kimisi bayat.
Her zaman olunmaz şen şakrak,
Gayret et, hayatına tat kat.
Gelene şükür, gidene eyvallah !
Hadi gel karşıma, şöyle bir otur,
Aç artık kendini, susma n'olur..
Kalbin bana kör, kulağın sağır,
Hazırım, bekliyorum beni sana çağır...
Göz at bir etrafına etraflıca,
Yanında değil, yâdındayım
Sevdamın tam tadındayım
Mühürlendim sana bir kere
Sızın değil gizin olayım...
Manzara arıyoruz, gökdelenlerin arasında
Kaldırsak başımızı, gökyüzü her daim orda
İnsanız işte, bekleriz hep önümüze
Kaldırsak başımızı bir, göreceğiz elbette..
İsteriz yaşamayı, tadı damakta kalan anları
Gölgen benim evim
Yüreğin memleketim
Doğduğum ve
Doyduğum tek yer
Sadece sensin
Yıllardır bulamadığım
İşitmek istemiş beni, gözümün feri
Kendinden bilir çok özlediğimi
Canı biraz sıkılmış geldi bana
Ağrıtmışlar başını yine besbelli
Ahh! Gönlümün yaralı neferi
Hayalim şifa olmak ruhuna




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!