Alnıma yazılan neyse o derim
Bilmem yaban eller de neylerim
Babam ağlama dua ederim...
Gam bitmez yar insafa gelmez
Sıla, özleme laf yetmez
Amma hızlı çıktın genç adam
Sadece benim olacaktın
Bana gülümseyerek
Saçlarımı tarayacaktın
..
Kavga edip tekrar barışacaktık
Hani mezara kadar demiştin ya
Gözlerin dolup yutkunduğunda
İşte şurdan döküldü kan kızılı yaşlar...
Ahd ettim sana bir defa sarılmadan ölmeyeceğime
Ne çare ki deniz alabora olurda
Büyü olmalı o gözlerin
Bakanı kendine bağlayan...
Azap ateşine bile razı eden
Kendine getirmeyen
Benim her mısram sana ayan
Günaydın
Saçlarında iklimin değiştiği kadın
Rüzgarın gerdanında oturduğu
Avuçlarında serçenin uyuduğu
Sedir kokulu kadın günaydın
Sonbahara sığamadım ki ikliminde yeşereyim
Sağlıcakla kalmı dedin de neşeleneyim
Şimdi ölesim yok yarın hevesim
Sen sığdıramadınki beni sadrına da öleyim
Kalemim mürekkep akıttıkça
Matem bağlarım ellerime
.....
Sayfalar dolusu olsada sevdam
Bir kızılına giripte dolduramadı içini
....
Bir parça ekmek kalır sofrada
Ellerinin arasından kayar yıllar
Düşen binlerce akın arasında
O sofranın sıcaklığı saklıdır
Aslında özlemek küfürden
Tam dedim seni buldum
.
Meğer sen değilmişssin
.
Koca bir yalandan ibaretmiş
.
Taze gün başlıyor kalbine
Önce ufuktan süzülen güneş
Sonra nazlanan rüzgar dökülüyor üzerine
Ellerine degiyor baharın gelinliği




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!