Verilince alınamayan bir nefestir hayat
Durmadan celladını diriltir sallantılı düşler
Kalbin gevşek atışlarıyla adımlanır dünya
Yüzlerde solar korkunun akşamı
Ve umut kurtlanır zihinlerde
Açılmış bir uykudur hayat
İki kıvılcım arasında yaşanır kavgalar
Yaralandıkça menzili uzar hüzünlerin
Yağmurlar karışır mühürlü gözyaşlarına
Ve kan kokusuna bandırılır yeminler
Genetik bir döngüdür hayat
Ağıt yakarak uçar hüzünbaz kelebekler
İç savaşını yitirir bir gladyatör
Ve pişmanlık kokar cesetler
İnce işçilik ister huzur
Bir tesbihin döngüsüdür hayat
Saklıdır her boncuğunda ayrı heyecan
Aksak bir tempoda ilerler zaman
Avaz avaz susar yanıtı yasaklanmış sorular
Ve eylülden daha yorgundur insan
Direniş kokulu bir zamandır hayat
Her yaralı kuş kendi göğünü arar ömrünce
İnzivada kalır yitik cümleler
Zaman, hiç konuşmadan anlatır kendini
Ve fısıltıyla uyuyup çığlıkla uyanır insan
Gıcırdarken acizliğin sessizliği
Zamana dağılıyor yitik kelimeler
Rüzgarla avunuyor açmayı unutan her çiçek
Dinmiyor korkak sayıklamalar
Ve bir kez daha yırtılıyor hayatın retinası
Kalemin ucunda uyurken sessizlik
Kangren olmuş haykırışlar kesilir kökünden
Kalkar yaraların küflü kabukları
Çağın yorgunluğu tüner göğüslere
Ve uzaklara yazılır sesler
Yaşamak yorgunudur insan
Zulada bekler atmayan nabzın varisleri
Ayazlı gecelerde mayalanır iç ağrılar
Topal kahkahalar duyulur diplerden
Ve gözyaşını emer sabahlar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!