Kör noktasız
Kendini kendi içine kilitlerken insan
Sesinin kıvrımlarına tüner duman rengi uğultular
Paslı gövdesindeki sıcak bir ürpertiyle
Pul pul dökülür avuntular
Bir tesbihin döngüsüdür hayat
Saklıdır her boncuğunda ayrı heyecan
Aksak bir tempoda ilerler zaman
Avaz avaz susar yanıtı yasaklanmış sorular
Ve eylülden daha yorgundur insan
Direniş kokulu bir zamandır hayat
Her yaralı kuş kendi göğünü arar ömrünce
İnzivada kalır yitik cümleler
Zaman, hiç konuşmadan anlatır kendini
Ve fısıltıyla uyuyup çığlıkla uyanır insan
Gıcırdarken acizliğin sessizliği
Zamana dağılıyor yitik kelimeler
Rüzgarla avunuyor açmayı unutan her çiçek
Dinmiyor korkak sayıklamalar
Ve bir kez daha yırtılıyor hayatın retinası
Ruhun çorak ülkesinde
Pencereler hep dışarı açılır
Her gece patlar kederin katranlaşmış çıbanı
Beyaz düşlere lekeler saçılır
Kalemin ucunda uyurken sessizlik
Kangren olmuş haykırışlar kesilir kökünden
Kalkar yaraların küflü kabukları
Çağın yorgunluğu tüner göğüslere
Ve uzaklara yazılır sesler
Gıcırdamadan
Hissiyatın atlasında kaybolurken izsiz şehirler
Parantezler kucaklar mumyalı sözleri
Duanın işaretsiz dili olur
Zinnire’nin perdesiz gözleri
Yaşamak yorgunudur insan
Zulada bekler atmayan nabzın varisleri
Ayazlı gecelerde mayalanır iç ağrılar
Topal kahkahalar duyulur diplerden
Ve gözyaşını emer sabahlar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!