Açıkgöz haltların sayesinde
Üşüyorum bu güneşin altında
İçimde bir ürperti
Kanım insansızlıktan donacak
En bolluk döneminde hırsızlık
Fakirin elindekini aldın sıra midesinde
Yağmur yoksa mevsim döner kurağa
Kuraklıkta toprak döner çorağa
Ne ekinler biçilir nede gelir orağa
Böylelikle usta döner çırağa
Rüzgar vurur kıçı sarı yaprağa
Yaprak düşer başı girer toprağa
sinirli bakışlarım arasından
nefret kıvılcımları dökülüyor dizelerime
öylesine asi öylesine deliyim
bir gözüm hasreti yoklarken geçmişimde
bir diğeri özlemlerimi arıyor
tarihin kahpe sayfalarında
Elemeği göznuru renkli nakışı
İşlerken de aldığı hazı öğrendim
Kınalı elleriyle boncuk takışı
Cefasının keyfinde razı öğrendim
Herkesin hayatıdır kendi alemi
Her can taşıyorsa bir kalp
Kalpler düş ile başlar hayata
Hayatın anlamı ve tadı olmalı
Olmalı zaten insanın sevdiği
Sevdiği olmalı tüm umutların
Umutlu umutlarımız olmalı
Bugün beş haziran günlerden insan
Hava güneşli Millet sevinçli
Piknik havası olmuş miting sahası
Aileler bebelerini almış
Sevgililer kol kola
Kız babanın omuzun da
Ey düşen yaprak, duydum fısıltını,
Kuzey rüzgârında titreyen sesini.
Ben o çınarın köklerinde kaldım,
Sen düştün, ben bekledim seni.
Sen “üşüyorum” dedin, ben yanıyordum,
Bende bir insanım ya çıkacak sesim
Benimde canım var benimde nefesim
Sus ve otur dedin ki sakın konuşma
Ben robot değilim ki gitmez hoşuma
Diyorlar ki bana küfürbaz oldun
Bilmezler içimde köz ateşini
Kim seni kızdırdı bu kadar doldun
Yüreği yakanın ta geçmişini
Yolculuk nereye diye sorarım
Yanındayken değer bil
Habil'in yeri dolmaz
Pişman olsa da Kabil
Hiç bir faydası olmaz
Boşa hayal kurmanın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!