Antik kentlerinden çıkıver yola
Dört yanını gez dolaş dur Aydın’ın.
Yorulduğun yerde vererek mola
Zengin mutfağına buyur Aydın’ın
“Gökyüzünün altındaki en güzel,
Yerdir” diyen Herodot’u dinle gel.
Mükemmel yaratmış Rabbim mükemmel,
Kısaca dört başı mamur Aydın’ın.
Priene, Milet, Afrodisias…
Yirmi iki zengin kültürel miras
Ne yosun tutmuş birisi ne de pas
Oysa yaşı dört bin küsur Aydın’ın.
Serdar Hakan bey özene bezene,
Nysa’yı da çıkarmış gün yüzüne.
Her antik kent muhteşem bir hazine
Zannetme sırtına kambur Aydın'ın.
Biraz üzgün Apollon tapınağı,
Arar kehanetler dolu o çağı.
Turistlerin olmuşsa ilk durağı,
Elbette bu şeref, onur Aydın'ın.
Kuran’da onları anar Zülcelal,
Bol bol ye sağlığı eyleme ihmal.
“Dağından yağ akar, ovasından bal”
Zeytini, inciri meşhur Aydın'ın
Hava temiz, toprak temiz, su temiz
Bu yüzden meyvesi, sebzesi leziz.
Yemyeşil ovalar, masmavi deniz,
Nereye göz atsan pürnur Aydın'ın.
Nazilli bir ab-ı hayat diyarı,
Kar helvası medar-ı iftiharı.
Gören çok yüzüncü kışı, baharı
Bu büyük başarı, gurur Aydın’ın.
İncirliova’dan deve sucuğu
Al, sevindir ev halkını, konuğu.
Gözünün bebeği, mavi boncuğu,
Didim'ine bir çadır kur Aydın’ın.
Yörüklerde kültür, gelenek zengin,
Başlar her zaman dik, yürekler engin.
Uygun meydan arar güreşmek için,
Develeri güçlü, cesur Aydın’ın.
Ne ekersen yetiştirir bu ova
Üstelik her biri bin derde deva.
Bağrını yakarsa sımsıcak hava,
Yüce dağlarına başvur Aydın'ın
Tatmışsa bir Karacasu pidesi,
Daha ne ister ki insan midesi.
Çakırlar; gözleme, börek beldesi,
Yüzünü ağartır hamur Aydın’ın.
Kuşadası kışın dinmez ayazın,
Yine de çekilir dört mevsim nazın.
Kışları başını dinler de, yazın
Misafiri tabur tabur Aydın'ın.
Çine, Köşk, Germencik, Söke var daha,
Sığar mı kağıda koskoca saha!
Sorarsanız bu avare seyyaha,
Halkı gayet olgun, vakur Aydın'ın.
Alttan üstten hizmet sunar toprağı,
Kurulmuş güçlü bir enerji ağı.
Sıcak suyu bir yeraltı kaynağı,
Yaz kış kaynar fokur fokur Aydın'ın.
Göremezsin tek bir gün kar yağışı,
Bu da Hakk'ın kullarına bağışı.
Buna kış denirse yaşadım, kışı
Biraz rüzgâr, bol bol yağmur Aydın'ın.
Ölümüne bir aşk varsa bülbülde,
Diken barınamaz nadide gülde.
Düştü yakasından Yedi Eylül'de
Yunan denen o mendebur Aydın'ın.
Burada da bir beton saltanatı,
Katleder gün be gün doğal hayatı.
Yeşile kıyana “yörük tokatı”
Patlatacak eli mecbur Aydın'ın.
Ne yaptıysa efelerin Aydın'ı,
Kendisine bağladı bu çılgını.
Yolcu yolda gerek alıp çıkını,
Gideceğim lakin destur Aydın’ın.
“Müzik ruhun gıdasıdır” her zaman,
Sevda yarasına onlarda derman.
Bilmiyorsan kim Ger Ali, Genç Osman,
Zannetme kabahat kusur Aydın’ın.
"Tralleis", Güzelhisar çok uzun
"Aydın" kulağa da dile de uygun.
Gel kısa kes "Aydın abası olsun"
Zeybeğini izle otur Aydın’ın.
Geçmişin de geleceğin de aydın
Göç edip geleni kendinden saydın.
Osman Bulut sen de işittin duydun
Parolası "sonsuz huzur" Aydın'ın.
18.02.2020/15.01.2026
AYDIN
Kayıt Tarihi : 3.04.2026 16:56:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!