Kendine çektiğim kılıcın kehaneti,
Dostane sandığın huyunun delaleti.
Sen diye baktığın sefanın kehaneti,
Ben diye gördüğün ruhunun asaleti.
KEHANET *)(*
Deşifren olunca gerçeğe kehanetler
Yalandan soruldu mazluma ihanetler.
Başından kovunca dertliyi delaletler
Ruhundan soruldu nezdine metanetler.
Dünyanın hoş olan yerinde durabilen,
Bilmeli kendisi cihanda alem gibi.
Zamanın hoş olan anını kurabilen,
Bilmeli kendisi cihanda kelam gibi.
KEMENT
Işığında kendisi görünmezse meşale,
Yıldızlar alay eder ay da güler bu hale.
Göklerden Işıl ışıl dökülürken şelale,
Boğulmak Korkusundan kement atar hilale.
AYDIN ÇETİNKAYA
KENDİSİ
Tepeden bakan biri tepedeyken kendisi,
Tepetaklak olunca tepeye bakan olur.
Övünürken nefesi hep ben derken kendisi,
KENDİN
Güneşin batımında doğan güneşsen kendin.
Zaman içinde zaman, zaman eleyen sensin.
Kendin aş
Tiktaklar seslenirken kulağa yavaş yavaş,
Bitmez bizim ebedi zamanla olan savaş.
KENDİNE*)(*
Kendine nam salan ,sanmaz mı taç taşladı.
Kendine tok bulan, bilsin ki aç taşladı.
Kendine aş sanıp avlarsa öz kendini,
Kendine dert olan, yanmaz mı öç başladı.
KENDİNE
Senin olduğun yerde ben değilsem seninle,
Benden olan son sözü süs eyleme kendine.
Benim olduğum yerde sen değilsen benimle,
Benden olan bin yüzü küs eyleme kendine.
AYDIN ÇETİNKAYA
KENDİNİ *)(*
Tersiz bir el tutarsa zulmünü can yerinden,
Ansız bir merhaleyle kendini al elinden.
Arsız bir can katarsa ilmini en derinden,
Kansız bir sırhalenle fendine çal dilinden.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!