Sana bir nasihat edeyim aciz
Büyüğün sözüne bakarlar yeğen
Keyfin kahyasını etmeyim taciz
Gün gelir başına kakarlar yeğen
Kimsenin yanında kimseyi yerme
Ben bu dünyada hayat yolunda
Yürürken el ele seni kaybettim
Yaşlılık önünde gençlik sonunda
Yeni bildim amma seni kaybettim
Hicranı duyardım hiç değinmezdim
Uzaklardan bakıp durma
Ben yeni bir dünya kurdum
Mutlu musun diye sorma
Ben yeni bir dünya kurdum
Eski bir romandı bitti
Onun yüreğinde sıcak bir yer var
Beni de oraya katar mı bilmem
Ondan başkasına gönül evim dar
Gönlü ikimize yeter mi bilmem
Babam gurbet elde imiş
Yetmiş altıda doğmuşum
Ebe Ahmet olsun demiş
Yetmiş altıda doğmuşum
Müjde gelmiş hastaneden
Yavaş yavaş parçaladı
Hızar oldu yıllar bana
Ucuza gittim, harcadı
Pazar oldu yıllar bana
Çok şeyim oldu da her şeyim yarım
Gün güne artıyor gönül efkarım
Geçti mi ki bilmem her intizarın
Sanki bir zehirle dolu tastayım
Görsen tanımazsın saçımda aklar
Daldım da bir süre konuşamadım
Yine eski günler geldi aklıma
Ne lafa, ne söze karışamadım
Yine eski günler geldi aklıma
Eylülde tarhana kurutulurdu
Henüz on beşindeydim
Ve kirlenmemişti hiç bir şey
Büyük jetonla memleketi aradığım
O soğuk kulübelerde
Ve bir sabah ayazında
Tımarsız kirli sakalıyla rastladığım
Ömür denen şu yokuşta
Yürüyorum yorgun yorgun
Şu halime her bakışta
Yürüyorum yorgun yorgun
Bu dünyanın harmanı yok




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!