Söylesene nedir burcun
Bu nasıl bir fal mübarek
Yabani at gibi hırçın
Bu nasıl bir hâl mübarek
Gururla bakıp aynaya
Muhtarın bir fikir geldi aklına
Herkes kulağını açtı da açtı
Sonra ilanını yaptı umuma
Kulağa kar suyu kaçtı da kaçtı
Ankara'dan vekil köye gelecek
Bir evrak onayı lazım
Müdürün işleri bunlar
Havale eyledi Kazım
Müdürün işleri bunlar
Kapısında hademesi
Ardımdan kapıları kapattın da
Gönül kapısını mı aralık bıraktın
Bir umut ışığı sızıyor
Çiy düşmüş kalbimin sol köşesine
Beni hapsettiğin gönül zindanından
Demir kapıları bir açıp bir örtüp
Hatırlamadın mı; ben Muhtar Veli
Durup durup Veysel demiştin ya bey
Yeni açılmıştı kafamın keli
Sorup sorup vah vah demiştin ya bey
On sene öncesi gelmiştin köye
Dur muhtarım sana diyeceğim var
İtine, tazına sahip olacan
Baktın ki yükselmiş sürüden havar
Koyuna kuzuna sahip olacan
Olmayacak işe develenmiycen
Hoş geldin sen evimize
Sefa geldin muhtar emmi
Amadeyim emrinize
Sen çok yaşa muhtar emmi
Yeni aldı kadifeydi
Muhtar emminin ceketi
Pek pahalı tarifeydi
Muhtar emminin ceketi
Sevmiş, paraya kıymıştı
Tekaüt zamanı geldi yaklaştı
Oldukça yoruldu, bıktı müstahdem
Memurlar çoğaldı, işler sıklaştı
Tükendi mecali, ıktı müstahdem
Babası merhumdu, anacığı dul
Fidanım değdi ayaza
Ne dalı ne kolu çıktı
Kavuşamadan ilkyaza
Bir fırtına, dolu çıktı
Bıktım hicranın derdinden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!