Öylesine düştük ki bu kor ateşin içine,
Mecnun’u susturdu bağrımızdaki bu feryat...
Gözlerimizde yaş, dilimizde sitem değil, bir dua;
Ağlaya ağlaya kapına geldik, boynumuz bükük...
Vuslatın hangi duraktadır, neredesin ay yüzlüm?
Vurdu sevdan, bir mühür gibi tam yüreğime,
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta