Ay Tahtına Yükseliyoruz Soyunarak

Dilek Uluocak
66

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Ay Tahtına Yükseliyoruz Soyunarak

yaklaştıkça alev alev yanan
uyur uyanık sevdalarımız
bir an daha olsun
bir an daha fazla
titresin kalplerimiz
bedenlerimiz de bir

güneşimiz batıyor
önce bulutlar ardı
sonra dağlar
ve sonra büyük en büyük karanlık
gece gibi üzerimize çöken yalnızlık
bir an daha olsun
bir an daha fazla
karışsın sıcaklıklarımız
tenlerimiz de bir

bir ağaç büyüyor içimizde
yaprakları sonsuzluğa açılan
sallanışlarıdır bizi yarınlara taşıyan
rüzgârın her dokunuşunda
gökyüzüne yayılan bu melodi
bu ahenk
karanlığa karışan bu yeşilin tonu
her fısıldayışta çoğalarak
ruhlarımızı bağışlayan yapraklar

şehrin ışıkları yandı
insanlar çekiliyor eşiklerden
önce kapılar ardı
sonra duvarlar
ve sonra büyük en büyük yalnızlık
acı gibi çöküp üzerimize
dudaklarını kapatan gece
şimdi dilleri lâl sesleri nerde
bir sen kaldın sokaklarda
bir de ben

birden dolanıveriyor elin ince belime
bir koku yayılıyor
aşkın kokusudur bu saran gökyüzünü
bir olmuş ruhların kokusu

ay tahtına yükseliyoruz soyunarak
kalplerin ritmiyle sarhoş
ödemek için bedelini
yaşadığımız en temiz aşkın

şehrin yüzü ıssız
şehrin yüzü soğuk
çizdiğimiz bu kader olmasa
renklerimizi karıştırıp
hayata damlamasak
bu şehrin hiç hükmü yok
efsun gibi saran aşkımız olmasa

Dilek Uluocak
Kayıt Tarihi : 3.7.2007 23:52:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


iki şehrin hikâyesi...

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Cihat Şahin
    Cihat Şahin

    Şehirler, sizin gayr-i meşru ilişkilerinizi sokaklarda icra edince mi kıymete biniyor Dilek hanım? Allah, kainatı, dünyayı ve ikisinin içinde ve üstünde yaşayanları sadece kendini tanıtmak ve de kendine ibadet/kulluk ettirmek için yarattığını söylerken sizin böyle mesnetsiz bir iddia ortaya atmanız gerçekten de akla zarar bir söylem olmuş doğrusu. Yüzde doksan dokuzu müslüman olan bir ülkede böyle nikahsız ilişkiler yaşamanız ve bunu sokaklarda icra etme cüretiniz de ayrı bir problem. Eğer birlikteliğiniz gayr-i meşru değil de nikah sonu bir birliktelik ise, o zaman bu gibi mahrem eylemleri na-mahremlerin ortasında değil, evinizin yatak odasında yapmanız iktiza eder.

    Hayırlı, meşru, fıtri, makul, sıhhatli, edepli ve baki muhabbetler, birliktelikler dilerim.

    Cevap Yaz
  • Alaaddin Uygun
    Alaaddin Uygun

    harikaaaaaa ,,, tebriklerle

    Cevap Yaz
  • Mustafa Gülcan
    Mustafa Gülcan

    mükemmel,lirik ve dramatik şiirsel görkemli bir anlatım..yazmaya kalksam çok uzun manzumeler çıkacak feyz alınıp ilham verecek bir paylaşım baktıkça içinizde depreşern okudukça farklılaştıgınız anlar..yüreginize saglık cann

    Cevap Yaz
  • İbrahim Durmuş
    İbrahim Durmuş

    'Gibi' sözcüğü kullanıldığında, çoğunlukla şiirde sendeleme oluyor.
    Bu emek-düşün ve gönül ürününde de birkaç yerde kullanılmış.

    'bu şehrin hiç hükmü yok
    efsun gibi saran aşkımız olmasa'

    Şiirin sonunda ve yer yer diğer bölümlerinde de var.
    Oysa daha imgeli/imalı bitiriş şiiri güçlendirirdi sanıyorum.

    Saray ve Halk, üsttekiler ve alttakiler arasında bin yıl boyunca yüksek duvarlar var olmuş.
    Halkın her şeyi çokbilmişlerden farklı olmuş 1000 yıl boyunca.
    Elbette yazın da bundan payını almış. Şimdi şairler bocalıyorlar. Şiiri halka mı yazacağız, çokbilmişlere mi?
    Bu ikilem bu şiirde de var ve ben onu eleştirdim.

    Kutluyorum şiiri.

    Cevap Yaz
  • Osman Nurani
    Osman Nurani

    …kıymetli şaire hanım bu güzel şiirinizden dolayı sizi selamlar ve de başarılar dilerim.

    bir ağaç büyüyor içimizde
    yaprakları sonsuzluğa açılan
    sallanışlarıdır bizi yarınlara taşıyan
    rüzgârın her dokunuşunda
    gökyüzüne yayılan bu melodi
    bu ahenk
    karanlığa karışan bu yeşilin tonu
    her fısıldayışta çoğalarak
    ruhlarımızı bağışlayan yapraklar

    …burada bana göre evlilikten mütevelli olacak olan ÇOCUKLARDAN bahsediyor. Ne diyor şaire “
    bir ağaç büyüyor içimizde” evet bir ağaç, bir fidan çocuklarımız öyle değil mi?

    …onların yürüyüşleri, çığrışışları, koşuşturmaları, ağlamaları, gülmeleri bizi yarınlara taşımıyor mu?

    …bizim çocuklarımıza, eşimize her dokunuşumuz rüzgarın dokunuşu gibi ses çıkarır, onlara dokunduğumuzda adeta bir melodi (KALPTE Kİ TERENNÜM kastediliyor) oluşturur.

    …işte daha neler neler. Saygılar hanfendi.

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (68)

Dilek Uluocak