Geldik yalan dünyaya, çağlar coşarız amma;
Gönül denen ummanın, nehiri yoktur gülüm.
Her şeyde bir sır gizli, hepsi ayrı muamma;
Sanma yılan ufakta, zehiri yoktur gülüm,
Ölüm denen gerçeğin, tehiri yoktur gülüm.
Unuttum dese de dil, unutmak kolay değil,
Hayale düşe gelir, aklından çıkmaz o yar.
Çile çektikçe gönül, avutmak kolay değil;
Sevda yürek işidir, ruhun aşk ile doyar,
Tek başına kalınca, ayrılık fena koyar.
Aşkı yaşamak için, iki yürek gerekli,
Karşılıksız sevince, olmuyormuş Miran'ım.
Yanan yürekler için, buzdan kürek gerekli,
İlk sevdiğinin yeri, dolmuyormuş Miran'ım.
Vadem dolup gün bitince,
Tekbirlerle gömün beni.
Dostlarım vakte yetince,
Tekbirlerle gömün beni.
Seninle yalan dünyaya,
Salamadık kök sevdiğim.
Mutlulukta kaldık yaya,
Biz ölene dek sevdiğim.
Dertler gelir tabur tabur,
Sen terk edip gittin ama,
Terk etmiyor sevdan beni.
Yüreğim düşse de gama,
Terk etmiyor sevdan beni.
Bir tek sana "yar" dedim, kendimi yardan ittim,
"Karşılıksız bir sevda", dediğin anda bittim,
Sen mutlu ol diyerek, dönüp arkamı gittim;
Şimdi üzüldüğünde, teselli eden var mı?
Sırtını dayayacak, seven bir beden var mı?
Vaden bitmiş imam çene bağlıyor,
Azraile kafa tutmak zor teyzem.
Funda seni çok özlemiş ağlıyor,
Düşürmüşsün yüreğine kor teyzem.
Çocukluğundan beri, dayak yese de güler,
Tıpkı adı gibidir, teyzemin kızı Neşe.
Görseydiniz ufakken, neler yapardı neler,
Tıpkı adı gibidir, teyzemin kızı Neşe.
Kuş olayım omuzunda,
Tutup sevip kokla beni.
Saçların olsun uzunda;
Kirpiğinle okla beni.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!