Seni gördüğüm zaman, alev alev yanmıştım,
Gönlüme düşen kor’u, söndürmek istiyordum.
Yüreğimdeki ateş, seni yakar sanmıştım,
Sevdam ile başını, döndürmek istiyordum.
Kaza mı, kader mi? bizi çok üzdün
Dünyaya yeniden hoş geldin Işıl..
Seni sevenleri yanına dizdin
Dünyaya yeniden hoş geldin Işıl..
Konuşuyor yazmış baban bak bugün
Sen gittin gideli günbegün inan,
Yaş diye hasretin akar gözümden.
Canıma can oldun, gönlüme canan,
Yaş diye hasretin akar gözümden.
Kimi yer sıcaktan kavrulur ama,
Şavşat'a ilkbahar zor gelir gülüm.
Çiçekler açsa da düşersin gama;
Şavşat'a ilkbahar zor gelir gülüm...
Akıp gidiyor işte, durmuyor bir saniye
Herkes tutmak istiyor bir yerinden zamanı
Verilmiş belli süre bizler gibi faniye
Herkes tutmak istiyor bir yerinden zamanı
Sevda gönül işdir, hızı yürekde atar
Bir seher vaktinde beşe on kala;
Çıksak yumurtadan yavrular gibi.
Birlikte uçarak konsak bir dala;
Otursak diz dize kumrular gibi.
İçimden geçirdim şöyle bir ara,
Silleyi hep Felek vurur sanmıştım,
Bir de yar vururmuş, nerden bileyim?
Önümde bir engel dağlar sanmıştım,
Bir de yar dururmuş, nerden bileyim?
Mutluluk uzaksa da, buluşuruz elem de,
Bak dünya da yuvarlak, düz gitmiyor sevgili..
Hangi canlı var ise, sonu gelir âlem de,
Bir sevmenin sonu yok, tez bitmiyor sevgili..
İçimdeki sevdayla alev alev yanarım,
Kaderin önüne koyuyorsa taş
Bilmesen de durur, bilsen de durur
Gözlerden döktüğün seller gibi yaş
Silmesen de kurur, silsen de kurur
Hayat yedirse de hep zehirden aş
Sözüm geçmiyor yazıma,
Sana hasret gideceğim.
Gel de sarıl boğazıma,
Sana hasret gideceğim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!