Yüreğimde açan bir kızıl gül'sün,
Yanan ateşim'sin, sanma ki kül'sün.
Sevdiğim her zaman gül yüzün gülsün;
Gülüşün derdime çare sayılır.
Artvin kalktıysa ayağa,
Hiç sordun mi nedeni na?
Def olup git Cengiz ağa,
S.çturma bah madenina.
Sanma Artvinli bıkacak,
İnanmayan aydınmış
İnananlar mürteci
Kendini aydın sanır
Başı nikor her keçi.
Üzümü yiyorsun da
Tatlı gülüşünde aşkı bulmuşum,
Düşürdün sevdada derine beni.
Güzel gözlerine teslim olmuşum,
Kurban et gözünün ferine beni.
Olduysam gönlünde solan bir yaprak,
Sonbahar gelmeden döküver gitsin.
Yaşayan her canlı olacak toprak,
Sen beni kalbinden söküver gitsin.
Yıkma bütün dünyamı, tutacak bir dal kalsın,
Döktürdüğün yaşlardan, bil ki oluştu dere.
Düştüm sevda çölüne, beklerim yağmur yağsın;
Senle bakmak isterdim, senin baktığın yere,
Seni gördüğüm zaman, beni kalpten vurdun ya,
Yoluna bu ömrümü, serdiğin o yerdeyim.
Yıllar sonra da olsa, bir hal hatır sordun ya;
Duyguları yay gibi, gerdiğin o yerdeyim.
Şu yüce dağları aşılmaz sanma,
Ferhat'ın aşkıyla delinir bir gün.
Yürek alev alev, diyorsun yanma;
Özlemin içimde tüterken her gün,
Gönlümde hasretin biter mi bir gün?
Hatice’yi anlatmama gerek yok,
Özü doğru, sözü doğru hemşerim.
Kardeşimle adı aynı bilen yok,
Özü doğru, sözü doğru hemşerim.
Dünyanın tadını bozduk bir defa
Pişmanlık duymanın zamanı geçti
Çileyle yoğrulduk sürmedik sefa
Pişmanlık duymanın zamanı geçti
Alınlara yazı yazılmış gider




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!