Gariban fukara kemeri sıksın,
Çalanı severim, çalanı gayrı.
"Helâl" denen kelam, lugattan çıksın,
Talanı severim, talanı gayrı.
Sensiz kışları da,
Yazları da yaşadım.
Yokluğunla üşüdüm,
Sevdanla yandım.
Şimdi bahar sevdiğim;
evebilseydin keşke, iyi gelirdim inan,
Eğer aşkta alsaydın, bir dozumu sevdiğim.
Yalnız kaldığım zaman, her gün delirdim inan;
-Sensizken oynamadım, son kozumu sevdiğim,
-Şimdi hasret bağında, bağ bozumu sevdiğim.
Sevda denilen şey, gönülde çile,
Çekersin sevdikçe hep bile bile,
Duygular dökülür yürekten dile;
İnsanı test eder şiir dediğin.
Benim sevdam sığmaz asra,
Aşkım ile kardım seni.
Hece hece, mısra mısra,
Şiirlerde sardım seni.
Aşkın beni benden aldı
Sevsen de bir sevmesen de
Alacağın canım kaldı
Alsan da bir almasan da..
Sürme tarla yoktur eken
Doğarken ağladım ya, o gün bu gün gülmedim,
Beni bedbaht etmeye, feleğin ahtı mı var?
Sevdiğimden eminim, sevildim mi bilmedim;
Gönül denen sarayın, görünür tahtı mı var?
Göz görür, gönül sever, sevmenin vahtı mı var?
İnsan vuruluyor sevdiği yerden,
Sevmek, sevilmenin kuralı değil.
Seven yari için geçerken serden;
Benim sevdiceğim oralı değil.
Seni nasıl sevdim anlatması zor,
Gelip yüreğime sor ki söylesin.
O günden bu güne içim yanıyor,
Gelip yüreğime sor ki söylesin.
Bir yüreğim vardı çalıpta gittin,
Kalbimi kimseye vermemem için.
Sen gönül bahçemin içinde bittin;
Benim başka gülü dermemem için.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!