Ateşsin dediler, yandım;
Beni bir de benden dinle.
Güneş oldum, yere indim;
Beni bir de benden dinle.
Yıldırımla düştüm dala,
Dal yarıla beni bula,
Dumanımı bir yel ala,
Beni bir de benden dinle.
Tencereye yâren bendim,
Hamuru pişiren andım,
Çiğce yakıp kokan kendim,
Beni bir de benden dinle.
Demir bende dile gelir,
Çelik erir, ele gelir,
Dağlar, volkan ola gelir,
Beni bir de benden dinle.
Kış gününde ocak oldum,
Gariplere kucak oldum,
Gönle girdim, sıcak oldum,
Beni bir de benden dinle.
Karanlıkta eden zuhur,
Kandillerde yanan sürur,
Işığımda otur buyur,
Beni bir de benden dinle.
Kelebek bana kapılır,
Gördüm Hak yoldan sapılır,
Kiminde cismim tapılır,
Beni bir de benden dinle.
Nemrut atsa da yakmadım,
Mümin kula kem bakmadım,
Hak emrinden hiç çıkmadım,
Beni bir de benden dinle.
Tur Dağı’nda nurla yandım,
Cürüm aktı ben de bandım,
Bir mukaddes sırra kandım,
Beni bir de benden dinle.
Yanmadan hiç pişer mi ham,
Altın bende alır kıvam,
Bende başlar, biterken gam,
Beni bir de benden dinle.
Öfke oldum, yakıp yıktım,
Kibirliden çabuk bıktım,
Gönül yıkan nârdan çıktım,
Beni bir de benden dinle.
Dünya malı neyleyeyim?
Her şeyi kül eyleyeyim,
Haktan yana söyleyeyim.
Beni bir de benden dinle.
Mesut yazar, ateş parlar,
Sönmez gayri eski nârlar,
Tutmaz bende yağan karlar,
Beni bir de benden dinle.
Kayıt Tarihi : 15.07.2026 08:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!