Bugün kapanmış gibi duran yaraları kanatasım var.
Şöyle okkalı bir çift sözle, israf edilen duyguları uyandırasım var.
Her köşesinde acının nefesini taşıyan bu sokağı ateşe verip,
Allah ne verdiyse ulu orta saçasım var.
Bugün bir ömrü susarak tüketen dilime,
Bir kez olsun fırtınayı emanet edesim var. İçimde yıllardır biriken bütün "keşke"leri, Bütün yarım kalmış cümleleri,
Zincirlerinden kurtarasım var.
Bugün bağırasım var gökyüzüne...
Dağların sırtına bunca yılın hesabını yazasım,
Suskunluğumun adını dünyaya haykırasım var.
Kırılan yanlarımı, kuruyan umutlarımı,
Sessizliğin koynundan uyandırasım var.
Eteğimdeki taşları gelişigüzel dökerek,
Beni yalnızlığa mahkûm edeni elli âleme duyurasım var.
Ve ardından yine susasım var.
Ateşini de, külünü de savurup dört bir yana.
Susuşların şahıyla,
Yine kimsesiz, yine çaresiz,
Uykuya dalasım var...
Döndü Dülger
Kayıt Tarihi : 7.08.2026 20:01:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!