Bir gülüşün var,
Cennetle eşdeğer.
Bakışın değdiğinde yüreğime,
Ateşi uyandırır, közümü savurur yeller.
Kalp neyle çarpar dersin;
Kanla mı, aşkla mı?
Şifacı “damar” der geçer,
Söyle, hak mısın bana, yasak mı?
Sen sokağın ucunda belirdiğinde,
Saatler durur, nabız şaşar.
Ten unutur yaşadığını,
Dudakta dil bağı çözülür, içim taşar.
Bir dokunuşunla,
Ruh dirilir, ayağa doğrulur.
Ne tansiyon ölçülür o an,
Ne gözyaşının hesabı tutulur.
Yârin bir “merhaba”sı,
Bin reçeteden güçlü.
Beton yüzlü şu dünyada,
Bir başka; iç çekişi, öpüşü, gülüşü.
Bir gece uykusuzluğunda,
Adını sayıklar dudaklarım.
Ne morfin dindirir acımı,
Ne soluksuz kalışım.
Yastık bilir, karanlık bilir,
Göğsümde büyüyen sızıyı.
Bir sen bilmezsin,
Ayrılığın nasıl yaktığını.
Doktor çaresiz başını eğer,
Tıp o an susar.
Bir tek sözünle kışıma bahar gelir,
Çiçeklerime kelebekler konar kalkar.
Ne serum çare olur,
Ne iğne tutar yerini.
Aşk bir kere değdi mi,
Ömür boyu taşır izini.
Allah’tan başka,
Kim yazabilir ki reçeteyi?
Aşkın ilacı sensin;
Kalbimin tek ve ebedî hekimi.
Şiirden geriye kalan satırlar:
Aşk, reçetesi olmayan tek şifadır.
Aşk bir kere yazıldı mı kalbe, silgisi yoktur.
Kalp kanla atar derler; ben bir gülüşle durduğunu da gördüm.
Aşk, bedenin değil; ruhun ateşidir.
13 Ocak 20026 / Salı / Bartın
Halil KumcuKayıt Tarihi : 13.1.2026 07:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!