Aşkı Bulun Siz Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
4286

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Aşkı Bulun Siz

Issız kuyu diplerinden,
Zehir damlar kederinden,
Yaran kanar hep derinden,
Döner durur savrularak.
*
Koptu bağlar siperinden,
Vurdu beni ciğerinden,
Yıktı bentler kırılarak.
*
Boran eser, yaman yaman,
Tozar çöller, tozlu duman,
Vermez zalim sular, aman,
Çarkı döner bükülerek.
*
Doldu taştı ulu umman,
Koptu telim, çöktü zaman,
Gözyaşlarım dökülerek.
*
Veda ettim yarenlere,
Karşı duran erenlere,
Nurlar saçıp serenlere,
Uçtum sonsuz gökyüzüne.
*
Sırrı kalpte görenlere,
Hakkı bilip sürenlere,
Düştüm bozkır düzlüğüne.
*
Uzak dağlar arkasında,
Issız çöller ortasında,
Sert rüzgarlar dalgasında,
Gezdim durdum yorularak.
*
Gül açamaz tarlasında,
Taş ufalır yarasında,
Sızlar yaram vurularak.
*
Akan nehir coşar gider,
Bendi yıkar, aşar gider,
Bozkır taylar, koşar gider,
Dertler uçar ezilerek.
*
Deli gönlüm taşar gider,
Gülümseyip, saçar gider,
Kalbim inler, silinerek.
*
Soğuk kışın anısında,
Eski çağlar yarısında,
Acı saklı ağrısında,
Sözler biter kimsesizle.
*
Küpler dolu sarısında,
Ballar pişer arısında,
Yaşar insan sessizlikle.
*
Kara bulut kümesinde,
Dertler inler sinesinde,
Kuşlar uçar zirvesinde,
Boyun büker kıvrılarak.
*
Aşkın yanan neşesinde,
Ruh uyanır köşesinde,
Yaşar onlar kıvranarak.
*
Ağır yükler sırtımızda,
Eski dertler karşımızda,
Büyük dağlar arkamızda,
Geçtik bizler sevinerek.
*
Acı sözler aklımızda,
Yabancılar sağımızda,
Hep beraber övünerek.
*
Yalnızlıklar denizinde,
Sır saklanır gizeminde,
Şarkı çalar ritiminde,
Şaşkın insan, ne yapacak?
*
Acım uyur mateminde,
Tozlu raflar sisteminde,
Dertler bizi unutacak.
*
Issız orman yollarında,
Kırık dökük dallarında,
Solan çilli pullarında,
Göçer kurtlar uluyarak.
*
Zümrüt yeşil şallarında,
Eski halı çullarında,
Akar sular çağlayarak.
*
Sitem ettim zalim yare,
Kalmadı hiç, bitmez çare,
Yürek düştü, parça pare,
Kaçar yolcu, sürtünerek.
*
Ateş düşer, sönmez nare,
Gözden akar, kanlı yare,
Geçer yıllar sürünerek.
*
Eski evin odasında,
Kapı açık havasında,
Büyük umut duasında,
Hasret bitse gülünecek.
*
Kırık kalpler masasında,
Yetim aslan yuvasında,
Dağlar aşıp, yel esecek.
*
Sokakların köşesinde,
Yaşlı adam neşesinde,
Çocuk oynar hevesinde,
Bakar insan şaşırarak.
*
Şarkı sürer şişesinde,
Sevda yanar ateşinde,
Güler yüzler bakışarak.
*
Kuru yaprak dökülünce,
Beyaz karlar sökülünce,
Boynu bükük bükülünce,
Kaçar herkes dövünerek.
*
Soğuk rüzgar estirince,
İdam ipi kesilince,
Uçar kuşlar sevinerek.
*
Mevsim dönse dağlarıma,
Yeşil girse bağlarıma,
Gençlik gelse çağlarıma,
Umut dolar, güzel kalbe.
*
Umut dolar ağlarıma,
Yaren gitse sağlarıma,
Şifa iner, hasta kalbe.
*
Kimse bilmez, bu dertleri,
Çeker mazlum çileleri,
Gezer garip ülkeleri,
Ağlar her gün, hıçkırarak.
*
Görür zalim hileleri,
Yıkar sağlam kaleleri,
Susar diller kanayarak.
*
Eski anlar unutulmaz,
Kanayan yara sarılmaz,
Kırık testi, suya dalmaz,
Geçer ömür tükenerek.
*
Giden yolcu, geri bakmaz,
Kötü sözler, kalpte kalmaz,
Biter hasret direnerek.
*
Çölde açan çiçeklere,
Uçan morlu böceklere,
Kaçan korkak köpeklere,
Acı lütfen mazlumlara.
*
Yarın gülen bebeklere,
Güzel yüzlü meleklere,
Işık olsun insanlara.
*
Sessiz çığlık yitirilir,
Eski defter getirilir,
Haksız dava bitirilir,
Sustu herkes korkularak.
*
Büyük sırlar izlenilir,
Zorlu yükler indirilir,
Çöker insan yorularak.
*
Taş ufalır, çöller olur,
Dağ ezilir, ova olur,
Gözden akan, seller olur,
Söner ateş, üşüyerek.
*
Gönül yanar, ateş olur,
Saça düşen, beyaz olur,
Kayar yıldız silinerek.
*
Acı duyup sızlanmadan,
Gözü yaşlı hızlanmadan,
Kara kışta buzlanmadan,
Yürü aslan meydanına.
*
Kötü sözle tozlanmadan,
Yüksek sesle nazlanmadan,
Koşar yiğit meydanına.
*
Gölge düşer tepelere,
Yaşlar akar senelere,
Umut dolar meşelere,
Yıllar geçer alışarak.
*
Gözler dalar hecelere,
Dertler iner derelere,
İnsan ağlar sarılarak.
*
Masal biter uyuyunca,
Gözler açıp uyanınca,
Yollar uzar, ip boyunca,
Kapı açar sürtünerek.
*
Yiğit doğar, ay doğunca,
Işık akar, su doğunca,
Geçer soğuk, direnerek.
*
Kuşlar uçar, diyar diyar,
Ruhumdaki, derin esrar,
Bitmez tükenmez, intizar,
Döker için, defterlere.
*
Kanar yaram, sızar sızar,
Gözden akan, kanlı pınar,
Yazar adın, eserlere.
*
Balık yüzer ummanlarda,
Kurdu bekler ormanlarda,
Kuzu meler samanlarda,
Koşar coşkuyla taşarak.
*
Deva umar dermanlarda,
Umut saklı fermanlarda,
Kaçar esir, dağ aşarak.
*
Gökte uçan güvercinler,
Dağda gezen, tüm erenler,
Hak yoluna, yüz sürenler,
Yürür ize gömülerek.
*
Kalbe nuru, hep verenler,
Zehir içip, sır görenler,
Ölür nefis ezilerek.
*
Mermer taşlı mezarlarda,
Alış veriş pazarlarda,
Şiir okur yazarlar da,
Şaşırır insan, bu işe.
*
Acı dolu nazarlarda,
Esir düşmüş fuarlarda,
Bakar insan, o geçişe.
*
Eski dostluk safasında,
Masum kalbin vefasında,
Yiğit lider cefasında,
Kırar kalbi dokunarak.
*
Boş hayalin helvasında,
Hasta ruhun vedasında,
Anlatır hep okuyarak.
*
Akın, aslan tepesine,
Çıkın, dağlar zirvesine,
Uçun, gökler ötesine,
Yaşa, her an dirilerek.
*
Girin köşkün bahçesine,
Dalın umman deresine,
Geç git yolu, çevirerek.
*
Kırık dökük aynalara,
Hasret dolu sayfalara,
Issız kalmış odalara,
Umut olun siz, hepiniz.
*
Bakın yüce semalara,
Dalın derin rüyalara,
Aşkı bulun siz, hepiniz.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 31.03.2026 22:08:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!