Adını Taşıyan Rüzgâr
Bir akşam inerken şehrin üzerine,
sessizce düşündüm seni.
Yıllar geçer, yollar değişir,
ama bazı kalpler aynı yerde bekler.
Belki bir gün bir meydanda karşılaşırız,
iki yabancı gibi gülümseriz önce;
sonra gözlerin anlatır bana
unutulmamış bir hikâyeyi.
Çünkü gerçek aşk,
zamanın unuttuğu bir mektuptur bazen;
mürekkebi solsa bile kalpteki anlamı kalır.
Gökyüzü her gece aynı yıldızları taşır,
insan da içinde aynı umudu.
Ve ben bilirim sevgilim,
bazı kavuşmalar gecikir sadece;
hiç kaybolmaz.
Eğer kader yolları yeniden örerse,
sana söyleyeceğim tek şey var:
“Ben seni beklemedim yalnızca,
ben seni içimde yaşattım.”
Aşk
Adını Taşıyan Rüzgâr
Bir akşam inerken şehrin üzerine,
sessizce düşündüm seni...
Yıllar geçer, yollar değişir,
ama bazı kalpler aynı yerde bekler...
Belki bir gün bir meydanda karşılaşırız,
iki yabancı gibi gülümseriz önce;
sonra gözlerin anlatır bana
unutulmamış bir hikâyeyi...
Heeeeeeeeyyy
Eğer kader yolları yeniden örerse,
sana söyleyeceğim tek şey var:
“Ben seni beklemedim yalnızca,
ben seni içimde yaşattım.”...
Oooooooooyyyy
Eğer kader yolları yeniden örerse,
sana söyleyeceğim tek şey var:
“Ben seni beklemedim yalnızca,
ben seni içimde yaşattım.”...
Aaaaaaaaaa
Gerçek aşk,
zamanın unuttuğu bir mektuptur bazen;
mürekkebi solsa bile kalpteki anlamı kalır...
Gökyüzü her gece aynı yıldızları taşır,
insan da içinde aynı umudu...
Ve ben bilirim sevgilim,
bazı kavuşmalar gecikir sadece;
hiç kaybolmaz....
Heeeeeeeeyyy
Eğer kader yolları yeniden örerse,
sana söyleyeceğim tek şey var:
“Ben seni beklemedim yalnızca,
ben seni içimde yaşattım.”...
Oooooooooyyyy
Eğer kader yolları yeniden örerse,
sana söyleyeceğim tek şey var:
“Ben seni beklemedim yalnızca,
ben seni içimde yaşattım.”...
Aşk
Ömrün İçinde Bir Bahar
Bir gün aynalara bakınca
yüzümde yılların sessiz izini gördüm.
Ama kalbimde hâlâ
ilk kez sevmiş bir insanın telaşı vardı.
Sen geldin aklıma,
bir bahar sabahı gibi değil;
daha çok uzun bir gecenin sonunda
yanan küçük bir ışık gibi.
Hayat dediğin ne garip şey,
birkaç anın peşinden koşuyor insan.
Bir gülüş, bir ses, bir dokunuş…
Bazen bütün ömrü anlatıyor.
Eğer zaman bizi alıp uzaklara götürürse,
bırak götürsün.
Çünkü bazı sevgiler
takvimlerde değil,
insanın içinde yaşar.
Ve ben bilirim;
ölümlü bu dünyada
en güzel hatıram sensin:
Geçip gitmeyen bir an gibi.
Aşk
Bir Anlık Sonsuzluk
Dünya dediğin nedir ki sevgilim,
bir avuç toprak, bir gölge, bir rüya…
Bugün elimizde olan tek gerçek
kalbin kalbe değdiği o kısa an.
Yıldızlar susar gece boyunca,
sorular sorar insan kendi içine.
Kaderin yazdığı sayfaları bilmeyiz,
ama gülüşünü biliriz.
Bir gün bütün yollar bitecek,
isimler silinecek taşlardan.
Fakat bir sevda kalmışsa geriye,
ölümsüz olur bir nefes kadar.
Öyleyse gel, zamanı tartışmayalım;
yarının sırrını yıldızlara bırakalım.
Bugün yanımda ol,
çünkü sonsuzluk bazen
bir çift gözde saklanır.
Aşk
İnsan bazen
birini bulmaz sevgilim;
birinin içinde
kendine ait kayıp bir odayı bulur.
Aşk
Kendime Yazdığım Mektupta Sen
Sevgili,
bugün yine kendime rastladım aynada.
Biraz eksik, biraz fazla,
ama en çok da seni anlatmaya çalışan biri vardı karşımda.
Ne garip şey şu insan olmak;
birini severken bile
kendi yalnızlığını yanında taşıyor.
Sanki kalbimizde iki kişi yaşıyor:
biri bekleyen,
biri kaçan.
Sana söyleyecek çok şey biriktirdim.
Sonra düşündüm,
bazı cümleler söylenince küçülüyor.
Belki de aşk,
tam anlatamadığımız yerde büyüyor.
Bir gün karşılaşırsak
sana büyük sözler vermeyeceğim.
Sadece diyeceğim ki:
“Bak, bütün bu karmaşanın içinde
ben hâlâ seni anlayacak bir yer aradım.”
Çünkü insan bazen
birini bulmaz sevgilim;
birinin içinde
kendine ait kayıp bir odayı bulur.
Aşk
Bir Şehrin İçinden Geçerken
Sana söyleyeceklerim vardı
ama akşam erken indi yine,
sokak lambaları kadar yalnız kaldı kelimelerim.
Bir çınarın gölgesinde bekledim seni,
öyle uzun değil,
insanın kendini unuttuğu kadar uzun.
Çünkü bazı insanlar gelir,
bir ömür kalacakmış gibi değil;
bir ömrün eksik yerini göstermek için.
Sen gittikten sonra anladım,
yağmur sadece toprağa düşmüyormuş,
bazı geceler insanın içine yağıyormuş.
Şimdi bir kahve soğuyor masamda,
bir mektup yazılmadan duruyor çekmecede.
Dünya dönüyor elbette, ama benim içimde
senin adını taşıyan küçük bir mevsim
hâlâ bahar sanıyor kendini.
Ve ben,
her kalabalığın ortasında biraz sana benzeyen
bir sessizlik arıyorum.
Çünkü aşk bazen kavuşmak değilmiş;
birinin yokluğunda bile
ona ait bir yer açmakmış kalbinde.
Aşk
Geceye Bıraktığım Şey
Bir akşamüstüydü, dünya biraz yorgun,
ben biraz senden eksiktim.
Sokağın köşesinde durup
geçen insanlara baktım,
hiçbiri sen değildi ama
hepsinde senden kalmış bir şey vardı.
Bir gülüşün mesela, bir susuşun,
bir yağmurdan sonra toprağın
kendini hatırlaması gibi.
Biliyorum,
bazı aşklar büyük cümleler istemez;
bir pencere önünde beklemektir bazen,
bir şarkıyı yarıda bırakmaktır,
gece uyurken adını içinden geçirmektir.
Ben seni unuttum demedim hiç.
Sadece hayatın gürültüsüne
sessizce sakladım seni.
Şimdi hangi yola çıksam
bir tarafım eve dönüyor, bir tarafım sana.
Ve anlıyorum;
insan en çok sevdiği yerde kayboluyor,
en çok da kaybolduğu yerde kendini buluyor.
Aşk
Dünyanın Bir Yerinde
Dünyanın bir yerinde
bir kadın saçını topluyordur şimdi,
bir adam eski bir şarkıyı mırıldanıyordur.
Ve kim bilir, kaç kişi aynı anda
birini bekliyordur sessizce.
Ben seni düşündüğümde
bir şehir ışıkları yanıyor içimde,
sanki bütün yollar
aynı kapıya çıkacakmış gibi.
Adını söylemiyorum bazen,
çünkü bazı isimler dile gelince küçülür.
Bazı sevgiler kalpte daha büyük yaşar.
Bir fincan kahvede, bir yağmur damlasında,
uzakta çalan bir müzikte rastlıyorum sana.
Aşk dediğin belki de budur;
iki insanın arasında başlayıp
bütün insanlığa yayılan görünmez bir ışık.
Ve dünya dönerken, bütün ayrılıklara rağmen,
bir yerlerde mutlaka biri birine “iyi ki” diyordur.
Aşk
Bugün Seni Düşündüm
Bugün seni düşündüm
otobüs durağında.
Öyle büyük bir şey olmadı,
kimse fark etmedi.
Bir çay içtim mesela,
gökyüzü aynı gökyüzüydü,
insanlar acele ediyordu.
Bir çocuk koşuyordu kaldırımda,
bir kedi güneşe uzanmıştı.
Hayat işte, küçük küçük şeyler.
Ama sen olmayınca en küçük şey bile
biraz eksik duruyor.
Ben aşkı büyük laflarda aramadım hiç,
bir akşam yürüyüşünde,
yan yana susabilmekte,
aynı şeye gülmekte buldum.
Bugün seni düşündüm.
Dün de öyleydi.
Yarın da büyük ihtimalle
bir kahve içerken aklıma düşeceksin.
Aşk
Bir Avuç Zaman
Ey gönül,
dün dediğin rüzgâr oldu gitti,
yarın dediğin daha doğmamış bir sır.
Elimizde kalan ne varsa
bir bakış kadar kısa,
bir öpüş kadar nadir.
Ben senden önce
dünyayı büyük bir kitap sandım,
sayfalarını çevirdim durdum.
Sen geldin,
bir satırın içine saklanmış
bütün anlamı buldum.
Kadehler dolsun boşalsın,
yıldızlar yerini değiştirsin.
Ne servet kalır insana,
ne de gurur.
Ama bir gece
iki kalbin birbirini bulduğu an
zamana meydan okur.
Çünkü aşk;
topraktan gelen bedenin içinde
sonsuzluğu arayan
küçük bir ışıkmış.
Bugün varsa gül,
bugün varsa sev.
Yarın dediğin,
belki de sadece
bugünün hatırasıdır.
Aşk
Bir Avuç Zaman
Ey gönül,
dün dediğin rüzgâr oldu gitti,
yarın dediğin daha doğmamış bir sır.
Elimizde kalan ne varsa
bir bakış kadar kısa,
bir öpüş kadar nadir.
Bugün varsa gül,
bugün varsa sev.
Yarın dediğin,
belki de sadece
bugünün hatırasıdır.
Ooooooooyyyy
Bugün varsa gül,
bugün varsa sev.
Yarın dediğin,
belki de sadece
bugünün hatırasıdır.
Ben senden önce
dünyayı büyük bir kitap sandım,
sayfalarını çevirdim durdum.
Sen geldin,
bir satırın içine saklanmış
bütün anlamı buldum.
Bugün varsa gül,
bugün varsa sev.
Yarın dediğin,
belki de sadece
bugünün hatırasıdır.
Ooooooooyyyy
Bugün varsa gül,
bugün varsa sev.
Yarın dediğin,
belki de sadece
bugünün hatırasıdır.
Kadehler dolsun boşalsın,
yıldızlar yerini değiştirsin.
Ne servet kalır insana,
ne de gurur.
Ama bir gece
iki kalbin birbirini bulduğu an
zamana meydan okur.
Çünkü aşk;
topraktan gelen bedenin içinde
sonsuzluğu arayan
küçük bir ışıkmış.
Bugün varsa gül,
bugün varsa sev.
Yarın dediğin,
belki de sadece
bugünün hatırasıdır.
Ooooooooyyyy
Bugün varsa gül,
bugün varsa sev.
Yarın dediğin,
belki de sadece
bugünün hatırasıdır.
Aşk
Kendime Anlatamadığım Şey
Sana dair çok şey biriktirdim, ama insan bazen
en değerli cümlelerini bile yanlış zamanda kuruyor. Bir çekmecede eski bir bilet gibi duruyor adın, atmaya kıyamadığım,
saklamaya da cesaret edemediğim.
Herkes bir hayat kuruyor kendine,
ben ise geceleri kendi içimde dolaşıyorum.
Bir odadan diğerine geçer gibi
bir düşünceden ötekine.
Sen olmasaydın belki
bu kadar uzun konuşmazdım sessizlikle.
Bu kadar iyi tanımazdım yarım kalan taraflarımı.
Çünkü aşk bazen iki kişinin buluşması değil;
bir insanın, başka bir insan sayesinde
kendi yalnızlığını fark etmesiymiş.
Şimdi hâlâ sana yazıyorum,
göndermeyeceğim mektuplar gibi.
Belki de bütün mesele buydu:
Seni bulmak değil,
seni ararken kendimle karşılaşmak.
Aşk
Bir Gün Daha
Bugün de geçti işte, bir simit aldım yolda,
çay içtim aceleyle.
İnsanların yüzüne baktım,
herkesin bir derdi vardı belli.
Benim derdim ise sessizce cebimdeydi: Sen.
Büyük şeyler istemiyorum hayattan.
Bir akşamüstü yanımda olsan,
aynı sokağa baksak,
aynı yağmuru dinlesek yeter.
Çünkü anladım ki
mutluluk öyle gürültülü gelmiyor.
Bazen bir sandalye boş kalıyor,
bazen bir şarkı yarım bitiyor,
bazen de biri aklına düşüyor.
Bugün seni düşündüm yine.
Dün de düşünmüştüm.
Galiba bazı insanlar
alışkanlık değil, hayatın kendisi oluyor.
Aşk
Sana Rastlamak İstedim
Aslında büyük laflarım yok benim,
destan yazamam mesela.
Ama bir çayın buharında
senin gülüşünü görürsem onu da saklarım.
Hayat zaten garip bir şey;
bir gün cebinde umut taşırsın,
bir gün eski bir şarkı çıkar karşına
ve bütün hesapların bozulur.
Öyle işte, seni sevmeyi
süslü bir yere koymadım.
Bir sabah erken uyanmak gibi,
yağmurda yürümek gibi,
durup dururken içinin ısınması gibi sevdim.
Varsın dünya dönsün bildiği gibi,
varsın insanlar acele etsin.
Benim bir köşemde hâlâ
seninle konuşan bir çocuk var.
Ve biliyorum,
bazı insanlar geçmez hayattan;
bir iz bırakır, sonra insan o izi
ömür boyu kendisi taşır.
Aşk
Bir Gün Daha Sana Yakın
Bir gün daha eksildi ömrümden,
takvim sessizce çevirdi yüzünü.
Ama seni düşününce
zamanın unuttuğu bir yerde
küçük bir bahar başladı içimde.
Aynanın karşısında büyüyen yüzüm,
geçen yılların bana bıraktığı izler…
Hepsi susuyor bir an,
senin adın düşünce kalbime.
Bilirim, hiçbirimiz kalıcı değiliz bu dünyada.
Bir yağmur diner, bir akşam biter,
bir yıldız kayar uzaklara.
Ama bazı sevgiler var ki
ömür kısa diye üzülmez; kısa bir anın içine
koca bir hayat sığdırır.
Eğer bir gün beni sorarsa zaman,
ona şunu söyle: “Birini sevdi
ve o sevgiyle biraz daha uzun yaşadı.”
Aşk
Dediler ki:
“Dünya ciddi bir yerdir.”
Gülümsedim;
çünkü bir bakışının içinde
bütün ciddiyetimi kaybettim.
Aşk
Bir Anın İçinde
Dün geçti,
yarın henüz kapısını açmadı.
Elimde kalan tek şey
bugünün ince ışığı.
Dediler ki:
“Dünya ciddi bir yerdir.”
Gülümsedim;
çünkü bir bakışının içinde
bütün ciddiyetimi kaybettim.
Ne servet peşindeyim artık,
ne de ölümsüz bir isim.
Bir kalbin başka bir kalpte
kendine yer bulması
bana yeter.
Gökyüzü değişir,
şehirler yorulur,
insanlar gider.
Ama bir gece
iki kişi aynı yıldızı izlerse,
evren kısa bir an için
susar.
Ey zaman,
beni hızlı götürme.
Çünkü bazı anlar vardır;
ömürden kısa görünür,
ama bir ömre değer.
Aşk
Evren milyarlarca yıldır dönüyor,
yıldızlar doğuyor, ölüyor.
Ama bir insanın başka bir insana
“kal” demesi kadar büyük
kaç olay var ki?
Aşk
Ne servet peşindeyim artık,
ne de ölümsüz bir isim.
Bir kalbin başka bir kalpte
kendine yer bulması
bana yeter.
Aşk
Kritik Noktada
Bir atomun sessizliğinde saklı belki de,
bütün büyük hikâyeler.
Bir parçacığın yön değiştirmesi gibi
değişti hayatım seni görünce.
Evren milyarlarca yıldır dönüyor,
yıldızlar doğuyor, ölüyor.
Ama bir insanın başka bir insana
“kal” demesi kadar büyük
kaç olay var ki?
Ben formüllerde aradım bazen
zamanın sırrını.
Sonra anladım:
Bir anının içinde duran sevgi,
ışığın bile yetişemediği yerlere gidiyor.
Biz de maddeyiz elbet,
geçiciyiz, kırılganız.
Ama iki kalbin birbirine değdiği yerde
başka bir enerji doğuyor.
Ne ölçü aleti bulur onu,
ne denklem çözer.
Belki aşk dediğimiz şey;
evrenin karanlığında
insana verilmiş küçük bir mucizedir.
Aşk
Seçtiğim Boşluk
Seni sevmeden önce
kendimi tamamlanması gereken bir cümle sandım. Sonra anladım; insan tamamlanmaz,
sadece kendi anlamını seçer. Sen geldin,
dünyanın bütün gürültüsü azaldı.
Bir odada iki yalnızlık vardı artık,
ama ilk kez yalnızlık bu kadar ağır değildi.
Sana ait değildim, sen de bana ait değildin.
Belki de güzelliği buydu: İki özgür insanın
aynı yöne bakmayı seçmesi.
Bazen düşünüyorum, aşk bir kurtuluş mu,
yoksa insanın kendi uçurumuna
başka birinin gözleriyle bakması mı?
Ne olursa olsun, seni seçtiğim o anda
dünya değişmedi belki;
ama benim dünyaya bakışım
bir daha eski hâline dönmedi.
Çünkü bazı insanlar
hayatımıza cevap olmak için değil,
sorularımızı daha derin yapmak için gelir.
Aşk
Gün gelir,
bütün yollar bittiğinde
insan anlar:
En büyük keşfi
uzaklarda değil,
sevdiği yerde yapmış.
Aşk
Vahşi Rüzgârın İçinde
Dağların suskunluğunda öğrendim,
bazı sesler fısıltıyla büyür.
Bir nehir nasıl taşları aşındırırsa,
senin sevgin de içimde
sert sandığım yerleri yumuşattı.
Ben uzun yolların adamıydım, rüzgârla yarışır,
geceleri yıldızlara bakardım.
Ama hiçbir yol beni bir insanın gözlerindeki
o uzak kıyıya hazırlamadı.
Dünya büyük bir orman gibi; kimi zaman soğuk,
kimi zaman acımasız.
Yine de bir kalp,
başka bir kalpte yer bulunca
en uzun kış bile geçiyor.
Bırak zaman aksın, bırak fırtınalar konuşsun.
Çünkü aşk dediğin şey
korkuyu bilmeyen bir yolcu gibi
karanlığın içinden yürür.
Ve gün gelir, bütün yollar bittiğinde
insan anlar: En büyük keşfi uzaklarda değil,
sevdiği yerde yapmış.
Aşk
Seçtiğim Boşluk
Seni sevmeden önce
kendimi tamamlanması gereken
bir cümle sandım...
Sonra anladım;
insan tamamlanmaz,
sadece kendi anlamını seçer...
Bazen düşünüyorum,
aşk bir kurtuluş mu,
yoksa insanın kendi uçurumuna
başka birinin gözleriyle bakması mı?..
Bazen düşünüyorum,
aşk bir kurtuluş mu,
yoksa insanın kendi uçurumuna
başka birinin gözleriyle bakması mı?..
Sen geldin,
dünyanın bütün gürültüsü azaldı...
Bir odada iki yalnızlık vardı artık,
ama ilk kez yalnızlık
bu kadar ağır değildi...
Sana ait değildim,
sen de bana ait değildin...
Belki de güzelliği buydu:
iki özgür insanın
aynı yöne bakmayı seçmesi...
Bazen düşünüyorum,
aşk bir kurtuluş mu,
yoksa insanın kendi uçurumuna
başka birinin gözleriyle bakması mı?..
Bazen düşünüyorum,
aşk bir kurtuluş mu,
yoksa insanın kendi uçurumuna
başka birinin gözleriyle bakması mı?..
Ne olursa olsun,
seni seçtiğim o anda
dünya değişmedi belki;
ama benim dünyaya bakışım
bir daha eski hâline dönmedi...
Çünkü bazı insanlar
hayatımıza cevap olmak için değil,
sorularımızı daha derin yapmak için gelir...
Bazen düşünüyorum,
aşk bir kurtuluş mu,
yoksa insanın kendi uçurumuna
başka birinin gözleriyle bakması mı?..
Bazen düşünüyorum,
aşk bir kurtuluş mu,
yoksa insanın kendi uçurumuna
başka birinin gözleriyle bakması mı?..
Aşk
senin adını
bir camın buğusuna yazıyorum
siliniyor hemen
sanki dünya
aşkı uzun tutmak istemiyor
ben yine de
ısrarla hatırlıyorum seni
bir kelimenin içinde
unutulmuş bir deniz gibi
gözlerin vardı
iki küçük yokluk
içinde kaybolduğum
sana her dönüşüm
biraz geç kalmış bir bahar
biraz eksik bir şiir
Ali gibi konuşuyorum belki
yarım bırakılmış cümlelerle
çünkü tamamlanan her şey
biraz soğuyor insanda
ve ben
seni en çok
yarım kaldığın yerden seviyorum
Aşk
ben seni anlatmaya çalıştıkça
cümleler bozuluyor içimde
sanki dil dediğin şey
insanın kendini yanlış anlaması için icat edilmiş
bir tren geçiyor içimden
bilet almamışım
istasyonlar bana bakıyor
“sen yine mi kaçırdın kendini” der gibi
sen vardın, bunu kimseye ispat edemedim
hatta kendime bile, çünkü ben kendime bile
şüpheyle bakan biriyim, aşk dedikleri şey belki de
resmî olmayan bir çöküş hali
ben her seferinde, aynı yerden düşüyorum sana
ve en tuhafı şu: seni düşününce bile
mantıklı bir yere varamıyorum
sanki evren
benim içimdeki not defterini karalamış
ben seni sevdim
bunu bile düzgün söyleyemedim
çünkü bazı sevgiler ifade edilince küçülüyor
susunca büyüyor içimde
Aşk
Seni düşündükçe akşam oluyor içimde
bir saat duruyor, tik taklarını unutan.
Ne yana dönsem eski bir yalnızlık:
Duvarlarda senin adın, gölgede kalan.
Biraz sen, biraz ben, biraz da geç kalmış zaman
aynı masada oturuyoruz susarak.
Çay soğuyor, kelimeler inceliyor
ve biz hâlâ başlayamamış bir cümlenin içindeyiz.
Ben sana her bakışta
biraz daha yaşlanıyorum fark etmeden.
Aynadaki yüzüm değil bu;
senden eksildikçe büyüyen bir yabancı.
Gece dediğin şey belki de
sadece senin yokluğunun adı.
Ben her gece
o ismi tekrar öğreniyorum ezberden.
Ve sabah… hiç gelmeyen bir mektup gibi
kapının ardında bekliyor.
Ben açmıyorum;
çünkü içinde yine sen varsın diye.
Seni sevmek bir ömrü yavaşça içmek gibi
ne bitiyor, ne tamamlanıyor.
Aşk
Kayıt Tarihi : 14.06.2026 11:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!