Gönlüme düşen ani bir kıvılcım mı,
aşk dedikleri bu mu?
Yoksa avuçlarımızda
sızan zamanın hilesi mi?
Peşimizde uzar gider mi,
koştukça büyüyen bir gölge gibi?
Silinir mi alnımıza yazılanlar,
yoksa önümüze mi dizilir
her adımda bir damla yaş?
Issızlıkta o kalabalık mı,
yoksa düşündüren sessizlik mi?
İnsanı kendinden eden
bu yalnızlık mı?
Duvarlara derin derin kazınmış
eski bir sızı mı,
içimde dinmeyen o sol yanım mı?
Aramızda, daha gelmeden
boğulan mesafeler mi?
Bir yanım hırçın bir denizdir benim şimdi.
Sürüldüm akıntıya,
amansızca, tek başıma.
Sen ise o sürgünün
ıslak kıyısında,
aynı karanlık ormanın içinde
kayboldun mu o yollarda?
Ardımızda
suskun birer tanık gibi sıralanır dağlar.
Kalbe çöken hasret,
geçmez bir mühür gibi.
Sayılı nefesimiz var,
önümde dar bir boğaz.
Söyle şimdi;
geçen zaman mı,
yoksa bende kalan mı?
Söyle ey sevgili,
çözülür mü bu kör düğüm?
Biz biçare, ezelden...
Ben sende sürgün,
sen bende sürgün.
Gönle düşen o yangın ilham mı,
yoksa yazılmış kara bir yazgı mı?
2019
Kayıt Tarihi : 8.08.2026 17:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!