Aşk İçin 10 Şiiri - Aşk Aşkın Şehri Ordu

Aşk Aşkın Şehri Ordu
7446

ŞİİR


72

TAKİPÇİ

Aşk İçin 10

Unutmaya çalışmak seni,
kilidi olmayan bir kapıyı
gece boyunca kapatmaya uğraşmak gibi.
İnsan yoruluyor bir süre sonra.
Ama vazgeçemiyor da.
Çünkü bazı şeyler akıldan değil,
varlığın içinden çıkmıyor.
Sen gittin.
Bunu kabul ettim sanıyordum.
Oysa insan,
en çok kabullendiğini söylediği şeylerde
kendine yalan söylüyor.
Şimdi sabahları uyanıyorum,
oda aynı oda.
Perde, masa, sandalye…
her şey yerinde.
Bir tek ben
kendimde değilim.
Sokakta insanlar birbirine yetişmeye çalışıyor.
Ben ise
senden geriye kalan boşluğa yetişemiyorum.
Ve garip olan şu:
Seni düşündüğümde acı çekiyorum,
düşünmediğimde daha çok.
Çünkü unutmak,
bazı insanlar için
ikinci kez kaybetmek gibi.
Bu yüzden seni içimde taşıyorum hâlâ;
bir umut gibi değil,
var olduğumu kanıtlayan son yara gibi.
Aşk

Unutmaya çalışmak seni,
kilidi olmayan bir kapıyı
gece boyunca kapatmaya uğraşmak gibi.
İnsan yoruluyor bir süre sonra.
Ama vazgeçemiyor da.
Çünkü bazı şeyler akıldan değil,
varlığın içinden çıkmıyor.
Sen gittin. Bunu kabul ettim sanıyordum.
Oysa insan, en çok kabullendiğini söylediği şeylerde kendine yalan söylüyor.
Şimdi sabahları uyanıyorum, oda aynı oda.
Perde, masa, sandalye… her şey yerinde.
Bir tek ben kendimde değilim.
Sokakta insanlar birbirine yetişmeye çalışıyor.
Ben ise senden geriye kalan boşluğa yetişemiyorum.
Ve garip olan şu: Seni düşündüğümde acı çekiyorum, düşünmediğimde daha çok.
Çünkü unutmak, bazı insanlar için
ikinci kez kaybetmek gibi.
Bu yüzden seni içimde taşıyorum hâlâ;
bir umut gibi değil,
var olduğumu kanıtlayan son yara gibi.
Aşk

Bugün aynaya baktım,
yüzümde seni gördüm.
İnsan bazen
en çok sevdiği acıya benziyor zamanla.
Saçlarıma şekil verdim,
sade renkli elbiseler giydim.
Dışarıdan hayat dolu görünmek kolay;
asıl zor olan,
içindeki kırıkları saklamadan yaşayabilmek.
Sen gittin.
Ama yokluğun
vücudumda taşınan görünmez bir yara gibi kaldı.
Dokununca sızlıyor,
susunca büyüyor.
Ben acıyı bilirim sevgilim.
Kemiklerde yaşayan sessiz sancıları,
gece yarısı ansızın çöken yalnızlığı…
Ama insanın kalbindeki kırık,
hiçbir yere merhem olmuyor.
Yine de seni kötü hatırlamıyorum.
Çünkü bazı aşklar
insanı mahvetse bile
onu daha gerçek yapıyor.
Ve ben seni
bir mutluluk gibi değil,
yaşamam için gerekli bir acı gibi sevdim.
Aşk

Bugün aynaya baktım, yüzümde seni gördüm.
İnsan bazen
en çok sevdiği acıya benziyor zamanla.
Saçlarıma şekil verdim,
sade renkli elbiseler giydim.
Dışarıdan hayat dolu görünmek kolay;
asıl zor olan,
içindeki kırıkları saklamadan yaşayabilmek.
Sen gittin.
Ama yokluğun vücudumda taşınan görünmez bir yara gibi kaldı.
Dokununca sızlıyor, susunca büyüyor.
Ben acıyı bilirim sevgilim.
Kemiklerde yaşayan sessiz sancıları,
gece yarısı ansızın çöken yalnızlığı…
Ama insanın kalbindeki kırık,
hiçbir yere merhem olmuyor.
Yine de seni kötü hatırlamıyorum.
Çünkü bazı aşklar insanı mahvetse bile
onu daha gerçek yapıyor.
Ve ben seni bir mutluluk gibi değil,
yaşamam için gerekli bir acı gibi sevdim.
Aşk

ÖZLEDİM
Seni öyle çok özledim ki,
artık yokluğunla konuşur oldum.
Geceleri sessizlik çökünce
en çok seni duyuyorum.
Bir fotoğrafın bile yok masamda,
ama yüzün
ezberlenmiş bir dua gibi aklımda.
İnsan,
en çok unutmak istediğini
en iyi hatırlıyor.
Gittin…
ve herkes hayatına devam etti.
Bir tek benim içimde
zaman yoruldu.
“Geçer” dediler.
Oysa bazı acılar geçmiyor sevgilim;
yalnızca insanın kalbine yerleşiyor.
Bir sokaktan geçerken,
bir şarkı duyarken,
çayı fazla sıcak içerken…
hep biraz sen çıkıyorsun karşıma.
Yine de bekliyorum seni.
Döneceğin için değil—
bir gün seni düşününce
canımın yanmayacağına inanmak için.
Ama galiba bazı aşklar
acıyarak yaşamayı öğretiyor insana.
Ve ben seni hâlâ
biraz umutla,
biraz kırgınlıkla,
ama hep aynı kalple seviyorum.
Aşk

Bazı insanlar
hayatımıza gelip gitmez;
kanımıza karışır.
Aşk

Seni sevmek,
vücudumda taşıdığım görünmez bir yara gibi;
her gün canımı yakıyor,
ama beni ben yapan da biraz o.
Bugün aynaya baktım uzun uzun.
Gözlerimde yorgun bir kadın vardı;
ama hâlâ renkli.
Çünkü insan,
acı çekerken bile güzelliği terk etmek istemiyor.
Sen gittin.
Ben resimler yaptım ardından.
Kırmızıları daha koyu sürdüm,
geceleri daha siyah çizdim.
Çünkü bazı ayrılıklar
renklerin bile anlamını değiştiriyor.
Ama seni suçlamıyorum.
Aşk bazen
iki insanın birbirini iyileştirememesiymiş yalnızca.
Yine de senden kalan izleri seviyorum.
Çünkü yaralarım,
yaşadığımı inkâr etmiyor.
Ve ben seni
mutlu olduğum için değil,
seni severken kendimi en gerçek hâlimle gördüğüm için unutamıyorum.
Bazı insanlar
hayatımıza gelip gitmez;
kanımıza karışır.
Aşk

Seni öyle çok özledim ki,
artık yokluğunla konuşur oldum.
Geceleri sessizlik çökünce
en çok seni duyuyorum.
Bir fotoğrafın bile yok masamda,
ama yüzün ezberlenmiş bir dua gibi aklımda.
İnsan, en çok unutmak istediğini
en iyi hatırlıyor.
Gittin… ve herkes hayatına devam etti.
Bir tek benim içimde zaman yoruldu.
“Geçer” dediler.
Oysa bazı acılar geçmiyor sevgilim;
yalnızca insanın kalbine yerleşiyor.
Bir sokaktan geçerken, bir şarkı duyarken,
çayı fazla sıcak içerken…
hep biraz sen çıkıyorsun karşıma.
Yine de bekliyorum seni.
Döneceğin için değil, bir gün seni düşününce
canımın yanmayacağına inanmak için.
Ama galiba bazı aşklar
acıyarak yaşamayı öğretiyor insana.
Ve ben seni hâlâ biraz umutla,
biraz kırgınlıkla ama hep aynı kalple seviyorum.
Aşk

ÖZLEDİM
Seni öyle çok özledim ki,
artık yokluğunla konuşur oldum.
Geceleri sessizlik çökünce
en çok seni duyuyorum.
Bir fotoğrafın bile yok masamda,
ama yüzün
ezberlenmiş bir dua gibi aklımda.
İnsan,
en çok unutmak istediğini
en iyi hatırlıyor.
Gittin…
ve herkes hayatına devam etti.
Bir tek benim içimde
zaman yoruldu.

“Geçer” dediler.
Oysa bazı acılar geçmiyor sevgilim;
yalnızca insanın kalbine yerleşiyor.

“Geçer” dediler.
Oysa bazı acılar geçmiyor sevgilim;
yalnızca insanın kalbine yerleşiyor.

Bir sokaktan geçerken,
bir şarkı duyarken,
çayı fazla sıcak içerken…
hep biraz sen çıkıyorsun karşıma.
Yine de bekliyorum seni.
Döneceğin için değil,
bir gün seni düşününce
canımın yanmayacağına inanmak için.
Ama galiba bazı aşklar
acıyarak yaşamayı öğretiyor insana.
Ve ben seni hâlâ
biraz umutla,
biraz kırgınlıkla,
ama hep aynı kalple seviyorum.

“Geçer” dediler.
Oysa bazı acılar geçmiyor sevgilim;
yalnızca insanın kalbine yerleşiyor.

“Geçer” dediler.
Oysa bazı acılar geçmiyor sevgilim;
yalnızca insanın kalbine yerleşiyor.
Aşk

Sen gittin.
Ben resimler yaptım ardından.
Kırmızıları daha koyu sürdüm,
geceleri daha siyah çizdim.
Çünkü bazı ayrılıklar
renklerin bile anlamını değiştiriyor.
Aşk

Hayat arayıştır:
Sen arayışımın durak noktası oldun.
Aşk

Seni sevmek, vücudumda taşıdığım görünmez bir yara gibi; her gün canımı yakıyor, ama beni ben yapan da biraz o.
Bugün aynaya baktım uzun uzun.
Gözlerimde yorgun bir kadın vardı;
ama hâlâ renkli.
Çünkü insan, acı çekerken bile güzelliği terk etmek istemiyor.
Sen gittin. Ben resimler yaptım ardından.
Kırmızıları daha koyu sürdüm,
geceleri daha siyah çizdim.
Çünkü bazı ayrılıklar
renklerin bile anlamını değiştiriyor.
Ama seni suçlamıyorum.
Aşk bazen iki insanın birbirini iyileştirememesiymiş yalnızca.
Yine de senden kalan izleri seviyorum.
Çünkü yaralarım, yaşadığımı inkâr etmiyor.
Ve ben seni mutlu olduğum için değil,
seni severken kendimi en gerçek hâlimle gördüğüm için unutamıyorum.
Bazı insanlar hayatımıza gelip gitmez;
kanımıza karışır.
Aşk

Unutmadım seni,
yalnızca
her gün biraz daha sustum.
Çünkü insan
en çok konuşamadığı şeyi
içinde büyütüyor.
Yokluğun,
alışılmış bir yalnızlık şimdi.
Ve galiba aşk,
tam da bu:
Gitmiş birini
hâlâ incitmemeye çalışmak.
Aşk

Bugün saçlarıma kırmızı çiçekler taktım,
çünkü insan
en çok kırıldığı günlerde
renklere sığınıyor.
Aynaya baktım uzun uzun.
Yüzümde senin gidişin vardı;
gözlerimdeyse
hâlâ seni bekleyen yorgun bir ışık.
Sen gittin,
ama bedenim unutmadı seni.
Bazı aşklar
deriden silinmiyor;
kanıyla birlikte dolaşıyor insanın.
Ben acıyı saklamayı hiç öğrenmedim.
Bu yüzden resimlerimde
hem yaralarım var
hem çiçeklerim.
Çünkü aşk dediğin şey,
yalnız mutluluk değil;
bir insanın seni paramparça etmesine rağmen
onda hâlâ güzellik görebilmek.
Ve ben seni
bir adam gibi değil,
hayatımın en derin izi gibi taşıyorum.
Canımı yakıyorsun hâlâ,
ama bazı acılar
iyileşince değil,
kaybolunca korkutuyor insanı.
Aşk

Seni bir geceye yaslanır gibi sevdim,
sessiz,
uzun
ve biraz da imkânsız.
Adın,
dilimde duran bir kelime değil artık;
kalbimde dolaşan
yalnız bir şehir.
Özlemek…
senin bende bıraktığın
en zarif yara;
kanamıyor,
ama her dokunuşta yeniden açılıyor.
Bir bakışın vardı,
şimdi yalnız hatırası kaldı;
ama bazı bakışlar
insanın ömründen çıkmıyor.
Ve garip…
en çok da
gideceğini bildiğin kişiye
yer açıyor kalp.
Ben seni
bir aşk gibi değil,
ömrüm boyunca içimde taşıyacağım
uzun bir şiir gibi sevdim.
Aşk

Sevmek seni, aynı anda hem yanmak
hem çiçek açmak gibi.
İnsan bedenindeki yaraları saklayabiliyor bazen, ama kalbindekiler gözlerine yerleşiyor.
Benim gözlerimde de biraz sen varsın hâlâ.
Bugün aynaya baktım.
Kırılmış bir kadın görmedim;
yalnızca çok sevmiş birini.
Çünkü bazı acılar insanı küçültmüyor,
derinleştiriyor.
Sen gittin diye renklerden ve doğadan vazgeçmedim.
Gri tonlarla boyadım duvarlarımı,
sokak hayvanlarını aldım yanıma.
İnsan bazen en büyük yasını
en canlı hâliyle taşıyor.
Ve anladım ki aşk, birine ait olmak değil;
onu kaybettikten sonra bile
içindeki güzelliği koruyabilmekmiş.
Ben seni mutlu sonu olan bir hikâye gibi değil, yarım kaldığı için unutulmayan bir resim gibi sevdim.
Aşk

SEVMEK
Sevmek seni,
aynı anda hem yanmak
hem çiçek açmak gibi.
İnsan bedenindeki yaraları saklayabiliyor bazen,
ama kalbindekiler
gözlerine yerleşiyor.
Benim gözlerimde de
biraz sen varsın hâlâ.
Bugün aynaya baktım.
Kırılmış bir kadın görmedim;
yalnızca çok sevmiş birini.
Çünkü bazı acılar
insanı küçültmüyor,
derinleştiriyor.

Ben seni
mutlu sonu olan bir hikâye gibi değil,
yarım kaldığı için unutulmayan bir resim gibi sevdim.

Ben seni
mutlu sonu olan bir hikâye gibi değil,
yarım kaldığı için unutulmayan bir resim gibi sevdim.

Sen gittin diye
renklerden ve doğadan vazgeçmedim.
Gri tonlarla boyadım duvarlarımı,
sokak hayvanlarını aldım yanıma.
İnsan bazen
en büyük yasını
en canlı hâliyle taşıyor.
Ve anladım ki aşk,
birine ait olmak değil;
onu kaybettikten sonra bile
içindeki güzelliği koruyabilmekmiş.

Ben seni
mutlu sonu olan bir hikâye gibi değil,
yarım kaldığı için unutulmayan bir resim gibi sevdim.

Ben seni
mutlu sonu olan bir hikâye gibi değil,
yarım kaldığı için unutulmayan bir resim gibi sevdim.
Aşk

Seni unuttum sandım,
bir gün geçti.
Sonra bir ses duydum,
sen değildin
ama içim döndü sana.
İnsan bazen
birini değil,
onda bıraktığı kendini özlüyor.
Ve galiba aşk,
tam da bu:
Gitmiş birinin
hâlâ içinden geçmesi.
Aşk

Seni sevdim;
öyle sessiz, öyle derin ki
bazen ben bile korktum kalbimden.
Ne bir sitem bıraktım sana,
ne de kırgın bir söz;
çünkü gerçek aşk,
sevdiğini incitmemeyi de bilir.
Şimdi uzaktasın.
Belki başka sabahlara uyanıyor,
başka elleri tutuyorsun.
Ama ben seni hâlâ eski bir şarkının son notası gibi taşıyorum içimde.
İnsan bazı sevgileri unutmuyor sevgilim;
yalnızca onlarla yaşamayı öğreniyor.
Ve eğer bir gün beni hatırlarsan,
bil ki sana dair içimde kalan şey
öfke değil,
güzel bir hüznün zarif ışığıdır.
Ben seni bir sahip oluş gibi değil,
bir duanın sessizliği gibi sevdim.
Aşk

Seni sevdikten sonra anladım ki
insanın hayatını değiştiren şeyler
çoğu zaman büyük olaylar değildir;
bir bakış,
bir sessizlik,
bir insanın kalbinde bıraktığı izdir.
Sen gittin.
Hayat devam etti elbette.
İnsanlar çalıştı, sofralar kuruldu,
mevsimler değişti.
Ama insanın içindeki bazı mevsimler
öyle kolay değişmiyor.
Bir zamanlar aşkı
yalnız mutluluk sanırdım.
Oysa şimdi görüyorum:
Aşk, insanın kendini olduğu gibi görmeye cesaret etmesidir.
Çünkü seni severken
kendi bencilliğimi, korkularımı,
yalnızlığımı da gördüm.
Ve insan,
gerçekten sevdiğinde
yalnız karşısındakini değil,
kendini de tanımaya başlıyor.
Sana kırgın değilim.
Hayat,
iki insanı her zaman aynı yolda tutmuyor.
Ama bazı karşılaşmalar vardır ki
bir ömür sürmese bile
bir ömrü değiştirir.
Ve ben seni
yalnız kalbimle değil,
bütün insanlığımla sevdim.
Bu yüzden şimdi içimde kalan şey
yalnız acı değil,
daha derin bir anlayış,
daha ağır bir merhamet
ve biraz daha gerçek bir insan oluşumdur.
Aşk

Aşk Aşkın Şehri Ordu
Kayıt Tarihi : 16.05.2026 23:47:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!