Bu şehrin geceleri hep böyledir ıssız ve karanlık
Güneş ufkundan batınca sen doğardın yüreğime
Bir sessizlik çöker şehrin üzerine sana sarılırdım
Karaya boyanır bütün gökyüzü gamzende uyurdum
Ay içimde bir başka doğardı bir yıldız tut derdim
Yıldızlar sen diye dökülür yüreğime ömrüm
Nasıl başladıysa öylede bitti,
Sebebi sen oldun o yaraların.
O aşkın içinde biz yalan olduk,
Nedeni sen oldun o günahların.
Ah be Rıfkı abi
Bu gecede burdayız başka kimimiz varkı martılardan başka
Sen iki istarvit at yine köze
Ben köşe bakaldan alırım borca ekmeği
Vay be Rıfkı abi
Kardan kefenler biçer kader,
Gelinlik kızlarına.
Kuzular süslenir o bayram sabahına,
Şehadetin izinde nice yavrular gider,
Taze bir çiçek gibi o toprağın koynuna.
Kefensiz yatar Şehit bir davanın uğruna.
Sen uyandığında
Gözlerin dalıp gidecek o kör boşluklara,
Ve yüreğin daha çok yanacak ömrüm.
Herşey biter o geceler de yetim kalır.
Sormadın hiç sana bu kadar niye düştüm,
En kırıldığım yerden vur beni.
Sana tutunduğum yerden
Nasılsa bir cellat lazımdı buna,
Nasılsa bir mezar kazarsın aşkıma.
Ne garip bir eylem, ne acı yazgı
Bittiği yerden başlıyor herşey.
Başka bir yaranın kabuklarından,
Açıyor yine yeni yaralar.
Elzem bir gidiş
Kopuş sevgiliden
Sıra sıra ayrılıklar
Ve onca hikayen
Ak saçlı
Yorgun göz kapakları
Üstünde tepinip günahlarımın,
Aldığım nefese ar dersin sende.
Sen yaşamak dersin solan ömrüme,
Birde edep derde ezer geçersin.
Ellerimde bir kara kışın çatlakları
Sarnıçlar dolusu titreyen baharı bekleyen
Bir kuşun kanatlarındaki mahzen gibi
Ve bir cenin sığmazken ana vatanına
Sen nasıl sığdırırsın ölümün resmine beni?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!