Hazan geçti
ama varlığın hâlâ burada,
rüzgârın dokunduğu her yaprakta bir izsin.
Çınarın altında,
düşen her ışık seni hatırlatıyor bana
zamanın içinden süzülen bir hatıra gibi.
Bazen dünya susuyor,
rüzgâr bile düşünceli esiyor.
O anda anlıyorum;
varlık, yalnızca seni düşündüğümde anlam kazanıyor.
Ne Tanrı’nın sessizliğinde korku var artık,
ne de zamanın geçişinde hüzün.
Ey aşk, varoluşun sesi,
Her çağın felsefesinde bir iz, bir çığlık.
Sen ki Platon’un mağarasından sızan ışık,
Ve Aristoteles’in maddeyle buluşan formusun.
Sen olmadan Descartes bile şüphede kaybolur,
“Kuşku duyuyorum, öyleyse seviyorum.”
Şundan hiç şüphem yok:
Evrenin tamamını dolaşsam,
İstediğim şey,
Varlığı eşsiz, güzel ve iyi olan,
Dönüp huzuru bulacağım tek yer,
Senin yanı başın,
Dünyada yaşanan acılara bakarsan Tanrı yok dersin, canlılığa bakarsan var dersin. Var mı, yok mu?
Varlığını yok etti, belli bir süre olmayacak. Biz Tanrı'nın hiçbir zaman muhatabı olmayacağız. Tanrı var olduğunda biz olmayacağız.
Alizm
varoluşumuz
anlaşılabilir değil
muhtemelen
birkaç yüzyıl daha
mit olarak kalacak…
Tanrı varlığı ile ilgilenmiyor, yokluğunu önemsemiyor.
Alizm
Dinler genellikle zengin varlıklı insanları istemez, onların özgürlük alanı geniş olur, alt sınıfa göre daha güçlüdür, otoriteyi olumsuz etkiler. Peki neyi ister; kontrolü kolay cahil kesimi; Çünkü beslendiği kaynak çaresizlik, fakirliktir. Zayıf insanlar cemaat içinde güç elde ederken bir nebze zayıflıktan kurtulmuş olur. Bu yüzden dinin en yaygın olduğu kesim fakirler, çaresizlerdir.
Alizm




-
Erhan Tığlı
Tüm YorumlarLeblebi koydum tasa
doldurdum tıka basa
insanlarla aranda
duvar örme köprü kur
silinsin gönlündeki
acılarla dert tasa