Adalet, mahkemelerin duvarında değil; insanın vicdanında yankılanan çığlıktır.
Hukuku yozlaştıran kalem, zalimin değil; sessiz kalan mazlumun suskunluğudur.
İnsan hakları, kitaplarda yazmaz; aç bir çocuğun gözlerinde, kırılmış bir yüreğin sessizliğinde yazılıdır.
Cumhuriyet, sandıklarda değil; bir halkın birbirine merhametle baktığı anda doğar.
Adalet, kanunlarla tartılmaz; bir damla gözyaşını, bir damla kanı kimin döktüğüne göre ölçer.
Hukuk, kâğıtta hüküm sürer; ama özünü kaybetmiş bir toplumda, sadece boş bir yankıdır.
Halkı doyurmadan kendini Tanrı sanan hükümdar, aslında açların Tanrı'sız duasında lanettir.
Tahtta oturanın aklı yoksa, halk yerlerde sürünür; tahta değil akla oturmalıydı.
Halkın sırtından kürk giyen, aslında çıplaktır; çünkü çıplak gerçeği göremeyen yöneticidir.
Devletin hazinesini çalan, hırsız değildir; hırsız en azından geceyi seçer, bunlar gündüz çalar.
Halkın adalet istediği yerde kralın sustuğu an, tahtın ayakları kırılır.
Yöneticinin şatafatı arttıkça, halkın mezar taşları da çoğalır.
Devleti büyüten saraylar değil, halkın karnını doyuran ekmek kırıntısıdır.
Halkın aç olduğu yerde yönetim şatafatlı sofrada oturuyorsa, orada adalet değil kandırmaca vardır.
Devletin en büyük düşmanı yabancı ordular değil, kendi yöneticisinin oburluğudur.
Kralın tacı altından değil, halkın güveninden yapılmalı; güveni kaybeden taçsızdır.
Yöneticinin odasında ne kadar çok süs varsa, halkın cebinde o kadar az ekmek vardır.
Adalet, hükümdarın hediyesi değil, halkın doğuştan hakkıdır; adaleti vermemek bu hakkı çalmaktır.
Adalet, zayıfların dilenciliği değil; güçlülerin vicdanındaki şimşektir.
Hukuk, korkakların zinciri olduğunda çürür; özgür ruhların iradesine yaslandığında yeniden doğar.
İnsan hakları, kâğıda yazıldığında ölür; yaşamın ateşinde savunulduğunda sonsuzlaşır.
Adalet, merhametle değil; hakikati göze alma cesaretiyle vardır.
Hukuku yozlaştıran, tiran değil; kendi özgürlüğünü pazarlık konusu eden insandır.
İnsan hakları, sürünün sloganı değil; tek başına duran insanın yüreğindeki ateştir.
Adalet, erdemin en toplumsal hâlidir; çünkü o, başkası için doğru olmayı öğretir.
Hak, aklın ışığıyla aydınlanır; akılsız bir hak, yalnızca hırsın kılıfıdır.
Hukuk, bilgelikle yazılmazsa, güçlünün elinde kör bir silaha dönüşür.
Bir devletin yasaları, halkın vicdanına uymuyorsa, o devlet sessiz bir çöküştedir.
Adalet, insanın düzenle kurduğu ahenk, devletin ise vücududur.
Erdemsiz kanun, adaletin suretinde gizlenen bir zulümdür.
Devlet, yalnızca bedeni yaşatmak için değil,
yüceltmek için de vardır.
Filozof
Bir devletin adaleti terazide değil,
en zayıf yurttaşının yüreğinde hissedilir.
Dilimiz, hem hukukun vicdanını, hem devletin vakarını, hem de sözün zarafetini taşır.
Filozof
Devlet, kötülere yumuşak gücünü sert ve ölçülü şekilde göstermeli.
Filozof
Devletin en güçlü silahı ordu değil, adalettir çünkü ordu korku üretir, adalet güven.
Adaletle hükmetmeyen devlet, yalnızca kalabalıkları idare eden bir pazarcıdır.
Halkın gözünde en büyük yasa, yazılı olan değil, adaletin hissedilenidir.
Devletin yasaları adaleti besliyorsa, halk erdemle büyür ama yasalar gücü besliyorsa, halk korkuyla küçülür.
Adaletle hükmeden devlet, kendi varlığını değil, insanın onurunu yüceltir.
Adaletin olmadığı yerde, devletin adı yalnızca kâğıttadır.
Filozof ve yolculuğu
İnsan -> zeka -> düşünce -> gözlem -> yorum = sonuç
Filozof...




-
Erhan Tığlı
Tüm YorumlarLeblebi koydum tasa
doldurdum tıka basa
insanlarla aranda
duvar örme köprü kur
silinsin gönlündeki
acılarla dert tasa