Âşık Hüsrani, Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesine bağlı Yapılı köyünden bir şairdir. Geleneksel halk şiiri anlayışıyla şiirler kaleme almaktadır.
Her yüzüne güleni dost edinme,
İçi münafık, dışı mümin çoktur.
Mâsum gönüllere dost, cezâ etme,
Yüzün öven, arkandan söven çoktur.
Ârif ayırır cahille Kâmil'i,
Cânân bir yârene, deli kul oldum,
Yüreğe yâreler açtı gidiyor.
Bir selâma nâil oldum, kül oldum,
Bakmadı yüzüme, geçti gidiyor.
Bir güzel dilber göründü gözüme,
Şu cihâna geldiğim günden beri,
Dostum, bir kez olsun yüzüm gülmedi.
Nazlı dilberi gördüğüm andan beri,
Gözümden akmayan kanlı yaşım yok.
Minnet eylemem acı çeken cana,
Dost, ikilik perdesin kaldıralım,
Âşık olup muhabbete varalım.
İkimiz bir derya olup erelim,
Şems-i kamer, çeşm-i siyâha bakın.
Nice gonca gülde yok bu zarâfet,
Hasretini çektirme, güzel şâhım;
Sefil, ednâ kuluna yazık olur.
Âleme geldiğimden beri, gülüm,
Karıştığım işler toz duman olur.
Dön yüzüme, bağlama kollarımı;
İnsanlık yolu muhabbetten geçer,
Kalp kırılmaz, âşıklar serden geçer.
Gönüle giden yol cefâdan geçer,
Canlara merhamet kılın Velîler.
Gerçek âşık bezmez, yorulan yoktur,
Mecâlim kalmadı işve ile nazına,
Şâhım kül ettin canımı yetmez mi?
Mest oldum kaldım çeşm-i siyâhına,
Pîrim ettiğin cefâlar yetmez mi?
Islanıp aşk ile yundum oldum pâk,
Ey âşıklar sorarım, nedir bu aşk?
Hasretiyle gönlümü yakan mıdır?
Ey deliler sualim, nedir bu aşk?
Ruhumu çekip üryan kılan mıdır?
Pul ile alınmaz aşk, yanmak gerek,
Zaman kayıptır, boşa kürek çekme;
Şu âlemde kusursuz insan yoktur.
Ölü bir evliyâdan medet umma;
Kabrinde yatanın faydası yoktur.
Düz duranlar bilmez ilmi, irfânı;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!