Bir harita yoktu elimizde
sokaklar bizim pusulamızdı
nereye gitsek, mahallemizdi orası
çünkü biz
adımlarımızla döşerdik taşları.
Kaldırımlar bizden büyüktü
ama biz, her çatlağını tanırdık
her rögar kapağında bir sır
her duvar yazısında bir yemin vardı.
Şimdi...
üstümüzden geçti greyderler
adı “dönüşüm” olan sürgünler
tuğlaya karşı tuğla
çatalla değil, kalemle oyuldu hayatlarımız.
Bir gün
gürültüsüz bir sabah vakti
kamyonlar geldi.
Anneler kapı aralığında kaldı,
çocuklar oyuncaklarını unuttu
biz ise
sadece “orada doğmuştuk” dedik
ve sustuk.
Ama bil ki
asfaltın altında hâlâ biz varız
biz, o evsiz geçmişin çocukları
her çatlakta çoğalan,
her köşe başında adı unutulan
ama ruhu kazınmayan sokakların vicdanıyız.
Ayakkabının altında ezilen bir karınca kadar sessiz
ama
bir çocuk ağlarsa bir gece
yine ilk biz duyarız
bir yaşlı düşerse merdivenden
ilk biz yetişiriz
çünkü biz
yıkılan evlerin taşında
yitip gitmedik.
Adımızı silmiş olabilirler
ama bir gün
bir çiçek fışkıracak kaldırımın altından
ve diyecek ki:
"Ben, Çinçin’liyim ulan."
Kayıt Tarihi : 29.9.2025 08:08:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!