artık kendimi vermem ilk bakışın sıcaklığına,
bir gülüşün kolayca açtığı kapılara güvenmem.
çünkü öğrendim, bazı yüzler güneş gibi doğar,
ama içleri akşamdan da karanlıktır bazen.
bir zamanlar avuçlarımda taşıdığım kalbimi
sanki sıradan bir taşmış gibi bıraktım önüne,
sen bakmadan geçtin üstünden
ben yıllarca eğilip izini aradım.
oysa ne çok şey saklıydı susuşumda,
bir ömrün yorulmuş sabrı vardı.
bir çocuğun kırılgan rüyaları gibi
ellerimde büyüttüğüm yarınlar vardı.
ben seni sevmekle kalmadım,
sana bir dünya hazırladım içimde.
kapılarını sabırla ördüm,
eşiklerine umudu koydum sessizce.
ama bazı insanlar eşiğe kadar gelir,
evin sıcaklığını anlamaz.
bazı gözler bakar sadece,
görmek dediğin başka bir cesarettir biraz.
artık kendimi vermem kolayca kimseye,
çünkü insan en çok kendinden eksilir.
her yanlış kalpte biraz daha solduğumu gördüm,
her susuşumda biraz daha silindim.
bir zamanlar inanırdım.
anlayan bir kalp çıkar diye karşıma,
gözlerimdeki sessiz yangını
bir bakışta tanır diye sanırdım.
meğer insan en çok kendi sesine yabancıymış,
en çok kendi yalnızlığında kaybolurmuş.
birine ait olmak isterken
kendinden vazgeçer gibi olurmuş.
şimdi içimde ağır bir bilgelik var,
kırılmış ama susmayı öğrenmiş.
yaralarını saklayan bir deniz gibi
derinleşmiş ve durulmuş.
artık kendimi vermem ilk isteyene,
ilk anlayan gibi görünene.
çünkü öğrendim.
anlamak söz değil, kalp işidir yine.
her gelen misafir değildir,
her duran dost kalmaz kapında.
bazıları geçer gölge gibi,
bir iz bile bırakmadan ardında.
ben artık kalbimi usulca taşırım,
kırılacak bir cam gibi değil,
saklanan bir emanet gibi,
zamana bırakılmış bir sır gibi değil.
önce gözlerine bakarım insanların,
orada bir durak var mı diye.
çünkü bazı bakışlar yoldur sadece,
hiçbir yere varmaz geriye.
artık kendimi vermem,
çünkü kendimi buldum biraz.
kaybettiklerimin arasında değil,
kalan yanımda saklıymış asıl hayat.
ve bir gün biri çıkarsa karşıma,
sessizliğimi anlayan biri,
o zaman belki açarım kapımı yeniden,
ama bu kez anahtarı bırakmam avucuna gizli.
çünkü öğrendim sonunda
en ağır yalnızlık terk edilmek değilmiş,
en büyük kayıp
yanlış bir kalpte tükenmekmiş.
artık kendimi vermem gelişigüzel,
çünkü kıymet bekler sabrı.
ve insan en çok tüketir kendi canını
hak etmeyene sunduğu varlığı.
ben artık acele etmem sevmeye,
çünkü sevgi zaman ister biraz.
erken açan çiçeklerin çoğu
ilk rüzgarda düşer sessizce yaz.
artık kendimi vermem…
ama bu, sevmeyeceğim demek değil,
yalnızca öğrendim
kalbimi hak edene saklamayı.
Mustafa Alp
Kayıt Tarihi : 27.2.2026 00:10:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!