Şimdi daldırsa elini heybesine
Bahtıma o heybeden nasip yok, bilirim
Avuç dolusu keder yahut bir uzun sopa
Dövmek için sırtımı doyasıya
Adıma karamsar diyin ya da ne derseniz
Eskiden kendimi avuturdum duymam diye
Şimdi hissetmem bile gelip vursanız
Üzerimden binlerce kilometre geçti
Onlarca yıl, yüzlerce kez
Gitti sevdiğim herkes
Şimdi yelkeni yırtık bir sal gibi
Ortasında denizin
Geçmesini beklerim hevesinizin
Sonra kürek çekerek, canhıraş!
Varıp giderim yoluma
Önemi yok gelmenizin.
Gaddar diyin bana; zalim, ruhsuz!
Yahut canınız ne isterse
Gözlerimle tavandan sarkıtırken
Boynuma geçirdiğim o ipi
Yoktunuz
Geçti fırtına, dindi tipi
Beni kendinizden soğuttunuz
İnce kabuğu kırıp da içimi yediniz
Ruhumu, şiirlerimi tükettiniz
Tepede varsa bulut, mavi ve güneş
Evvela siz gelirdiniz
Lakin olunca gece
Sorulunca bilmece
Bilemezdinizq
Velhasıl şimdi sırtımdaki kabuktan
Ne sizin gücünüz yeter
Saplamaya hançeri
Ne benim gücüm yeter
Sığdırmaya sizi
Varın gidin yolunuza
Beklemem hiçbirinizi.
Kayıt Tarihi : 6.09.2026 03:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




İlhamını bizimle paylaştığın ve okumamıza izin verdigin için teşekkür ederim
İlhamın bol kalemin daim olsun.
TÜM YORUMLAR (1)