akşama kadar
karlar yavaşça yere yağar.
yerden insanlar kalkar,
gökyüzüne çıkarlar.
insanlar, gökyüzünde yaşar.
yeryüzüne yukardan bakarlar.
Ayışığını taşıdı her bir damla,
Ellerim indi buğudan.
Kullandım sanma,
Kolay vazgeçmedim.
Bu karanlıklardaydım ben belki,
Cam kenarında geçtim dizinin dibinden,
Bir kuru asmanın altında,
Mavileşti gözlerim.
Yağmur dindi olmadığım yerlerde.
Seyrettim bir filmi ağır ağır.
Yüzüme dağıldı ter,
Bana değmeyecek yağmur, biliyorum.
Kaya gibi çarpacak pencereme ve
Islatacak tüm kenti,
Çim adamımı tanınmaz edecek
Bu pazar, bu ikindi.
Düttürü dünya;
Fayton içinde gezinen kadın.
Yere mendili düşmüş bu sabah,
Sokak dolmuş parfüm kokusuyla.
Pasajda gezmiş bu sabah,
Ayakları yorulmuş güya.
Gidiyorum.
Bir akrep azalacak şehrin çemberinden.
Ardıma konacak etraflıca,
Kucağı dolu bir ilk yaz.
Uzaklarda ağaracak saçlarım;
Yastığım tartmayacak.
Mavilikte yürüyorum
Ve ıslak yolu çiğniyorum.
İnce bir duman arasından
Akşama siniyorum.
Yalnız olmak istemiyorum
Yalnızlığı hissettikçe.
Dört nala yosun kokusunu çekiyorum içime
Kim inanır?
Mızıkam, melodim diz dize.
De ki takip ediyor seni ışığı günün,
De de alayım gözlerimi un ufak yerden.
Ellerimi tut kar, anlık,
Ellerimi uçsuzca bırak.
Çalsın ıslıklar, ıssız raylarda.
Bu göç, gittiğim,
Gidemediğim.
Uyandığım kıyıya ışık,
Çoktan gelmiş.
Hep uzaktı gördüklerimin nefesi.
Birçok şeyle tanışıyorum,
Uzağında.
Kanatlarımı kımıldatıyorum,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!